YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26621
KARAR NO : 2013/20574
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatili ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 24.07.2009-06.11.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde kalite kontrol elemanı olarak çalıştığını, işveren tarafından iş sözleşmesine son verildiğini, müvekilinin 24.07.2009-10.05.2010 tarihleri arasında haftanın altı günü günlük oniki saat çalıştığını, ayda en az üç pazar günüde aynı şekilde çalıştığını, 10.05.2010-06.11.2010 tarihleri arasında haftanın altı günü günlük sekiz saat çalıştığını, ayda en az bir pazar aynı şekilde çalıştığını belirterek fazla mesai alacağı ve ulusal bayram genel tatil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalıştığı dönem boyunca fazla mesai yapmadığını,çalıştığı dönemlerde alacaklarını eksiksiz olarak aldığını, davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ve fazla mesai süresinin hesaplanmasında hafta tatili günlerindeki çalışmalarının dahil edilip edilmeyeceği noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacı 24.07.2009-10.05.2010 tarihleri arasında haftanın altı günü günlük oniki saat çalıştığını, ayda en az üç pazar günüde aynı şekilde çalıştığını, 10.05.2010-06.11.2010 tarihleri arasında ise haftanın altı günü günlük sekiz saat çalıştığını, ayda en az bir pazar günüde aynı şekilde çalıştığını beyan ederek fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur.Davalı taraf ise işyerinde üçlü vardiya olduğunu, haftanın altı iş günü toplam kırkbeş saat çalışmanın olduğunu, davacının fazla mesaisinin bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şahit beyanlarına göre davacının 24.07.2009-01.05.2010 tarihleri arasında haftanın altı günü günlük oniki saat çalıştığını, ayda üç pazar aynı şekilde çalışmasının bulunduğunu, buna göre günlük ortalama 4,21 saat fazla mesainin bulunduğunu, 01.05.2010-06.11.2010 tarihleri arasında haftada altı gün günlük sekiz saat çalıştığını, ayda iki pazar günü aynı şekilde çalıştığını, buna göre günlük 0,58 saat fazla mesaisinin bulunduğunu kabul ederek fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Davacı hafta tatili alacağı talebinde bulunmamıştır. Bu sebeple mükerrer ödemenin önüne geçilebilmesi için davacının fazla mesai alacağı hesaplanırken hafta tatili günlerinin hesaplamaya dahil edilmemesi gereklidir. Bu sebeple davacının fazla mesai süresinin hafta tatili günleri dahil edilmeden belirlenmelidir.
2- Dosyada davacının imzasını taşıyan ve miktar içeren ibraname bulunmaktadır. Bu ibranamede belirtilen tutarın davacıya çek verilmek suretiyle ödendiği anlaşılmaktadır. Ancak bu miktarın hangi alacağı mahsuben ödendiği belli değildir. Hal böyle olunca davacı isticvap edilerek ibranamede belirtilen tutarın hangi alacaklara mahsuben yapıldığının sorulması gereklidir.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.