YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5028
KARAR NO : 2022/7190
KARAR TARİHİ : 14.06.2022
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Mahkemece; her ne kadar “borçlu şirkete yapılan ödeme emri tebligatının” aynı konutta yakınına teslim” edildiğinin belirtildiği , ancak şirketlere yapılacak tebligatta tebligat kanunu hükümlerine göre aynı konutta yakınına şeklinde bir prosedürün bulunmadığı, bu haliyle borçlu şirkete icra dosyasında çıkmış usulüne uygun ödeme emri tebligatı çıkarılıp çıkarılmadığının tespit edilemediği, ticareti usule aykırı terk suçunun oluşabilmesi için icra dosyasında usulüne uygun ödeme emri tebligatının çıkarılması gerektiği” gerekçesiyle unsurları yönünden oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatine dair karar verilmiş ise de,
Sanığın üzerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 337/a. maddesine aykırılık suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu, İİK’nun…’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, icra takibi kesinleşmeden yapılacak olan şikayetin henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve usulüne uygun bir şikayet konumuna getirmeyeceği,
Somut uyuşmazlıkta, takibin kesinleşmediğinin anlaşıldığı, şikayet başvurusunun ise henüz takip kesinleşmeden 05/08/2013 tarihinde yapıldığı ve buna göre kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında açılan davanın CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşmesine” karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine dair hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca sanık hakkında açılan davanın DÜŞMESİNE, 14/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.