YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25771
KARAR NO : 2013/20840
KARAR TARİHİ : 04.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kurumun Adapazarı Arifıye Özürlüler Merkezinde 01.01.2005 tarihinden 31.01.2009 tarihine kadar çalıştığını, sebep gösterilmeksizin iş sözleşmesine son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, milli-dini tatil ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … vekili cevap dilekçesiyle, davacının Arifiye Zihinsel Özürlüler merkezinde temizlik işlerini yapan firmalarda çalıştığını, bu firmaların ihale ile işi aldıklarını, bu sebeple davacının alacaklarının muhatabının işveren şirketler olduğunu, davacının mesai bedellerinin izin olarak veya bedeli olarak ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Adalı Güvenlik Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ihale usulü ile iş yaptığını, davacının davalı kurumun işçisi olduğunu, bu durumun, işi yapan firmaların değişmesine karşın işçilerin aynı kalmasından açıkça anlaşılacağım, müvekkilinin 01.01.2009- 30.01.2009 tarihleri arasında 31 günlük süre ile sınırlı olarak sözleşme yaptığını, davacının iş sözleşmesinin süre bitiminde sona erdiğini, müvekkili nezdinde bir yıldan fazla çalışmadığı için tazminata hak kazanmadığını, müvekkili şirkette davacının fazla mesai yapmadığını, ayrıca bu dönemde bayram çalışması da yapmadığını ve bir yılı durdurmaması sebebi ile yıllık izne hak kazanmadığını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, faiz talepleri ile ilgili olarak taleple bağlı kalmak gerektiği, ıslah ile artırılan kısma göre davanın reddedilen kısmı itibariyle davalı idare lehine hakkaniyet indirimi yapılmadan önce belirlenen miktar itibariyle vekalet ücreti belirlenmesi gerektiği, davalı idarenin harçtan muaf olduğundan harçtan sorumlu tutulmadığı, fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin karşılığı olarak izin kullandırıldığı iddia edildiğinden ve bu konuda talep dilekçeleri bulunduğundan temyiz öncesinde fazla mesai ücretinden % 30 indirim yapılmış olmasına rağmen bu husus dikkate alınarak hakkaniyet indiriminin % 40 yapılmasına, aynı nedenle genel tatil ücretinden de yüzde 10 hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, süresi içinde davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğinden, mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/844 esas sayılı ilamı ile “Genel tatil ve fazla mesai ücretinde, dava ve ıslah dilekçesinde kanuni faiz istendiğinden bu alacak kalemleri için taleple bağlı kalınarak “kanuni faizi geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizine” hükmetmek gerekirken, “kanuni faizi geçmemek üzere” ibaresi kullanılmaksızın “mevduata uygulanan en yüksek faize” hükmedilmek suretiyle talebin aşılması hatalıdır. Islah ile artırılan fazla mesai ücreti toplamda 6.219,60 TL olup, ıslaha karşı yapılan zamanaşımı itirazı üzerine alman ek raporda fazla mesai ücreti 5.301,38 TL olarak hesaplanmış ve bu miktar üzerinden takdiri indirim uygulanarak hüküm verilmiş olmakla 918,22 TL’lık istem reddedilmiş olunduğundan, reddedilen bu kısım nedeniyle davalı İdare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır. Davalı İdare harçtan muaf olduğu halde harçtan sorumlu tutulması hatalıdır.Fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin karşılığı olarak kullandırıldığı iddia olunan nöbet izinleri ve yıllık izin kullanma talep dilekçeleri ile ilgili olarak değerlendirme yapılmaması hatalıdır,” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, Yargıtay bozma ilamında, fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin karşılığı olarak kullandırıldığı iddia olunan nöbet izinleri ve yıllık izin kullanma talep dilekçeleri ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunun belirtildiği, davacının, 30.05.2008-01.06.2008 tarihleri arasında altı gün, 10.06.2008 tarihinden itibaren sekiz gün yıllık izin kullanmak istediği, 2009/1. ayda oniki gün, 2007/12. ayda onüç gün, 11. ayda oniki gün, 10. ayda onüç gün, 9. ayda onbir gün, 8. ayda on gün, 7. ayda ondokuz gün, 6. ayda ondokuz gün, 5. ayda yirmibir gün, 4. ayda ondört gün, 3. ayda beş gün, 2. ayda on gün, 1. ayda oniki gün nöbet izni kullandığı veya çalışmadığı, bazı günlerde mesaiden erken ayrıldığı, hükme esas alman bilirkişi raporunda, davalının zamanaşımı itirazı dikkate alınarak 02.02.2005-31.01.2009 tarihleri arası için, haftada iki gün izin kullandığı, 08.00-20.00 saatleri arasında oniki saat çalıştığı, birbuçuk saat ara dinlenmesinin düşülmesiyle haftalık beş gün elliikibuçuk saat çalıştığı, yedibuçuk saat fazla çalışma yaptığının kabul edildiği, mahkemece, davacının nöbet izni kullandığı ve yıllık izin kullandığı dönemlere ilişkin hakkaniyet indiriminin % 30’dan, % 40’a çıkarılarak bozma gereğinin yerine getirildiği, somut belgelere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmış olup,işyeri belgeleri dikkate alınarak nöbet izinleri ve yıllık izin kullanma talep dilekçeleri ile ilgili olarak değerlendirme yapılması gerekirken hatalı yorum ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, dosyaya sunulan bir kısım imzasız ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram, genel tatil ücreti tahakkuku yapıldığı görülmüş olup,bu belgeler ödeme itirazı niteliğinde olduğu ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, tahakkuk yapılan fazla çalışma ve ulusal bayram,genel tatil ücretlerinin davacıya ödenip ödenmediği araştırılarak, ödendiğinin anlaşılması halinde tahakkuk yapılan aylar dışlandıktan sonra kalan süreler için hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.