YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21695
KARAR NO : 2013/21964
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.10.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat…… ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı davalıya ait yurtdışındaki inşaat işyerlerinde çalıştığını haksız olarak sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir
Davalı vekili cevabında, davacının yurtdışı işyerinde bir süre çalıştığını ancak alacak istemlerinin şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi hesaplamaları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2- Dosya içeriğinden davacının davalının yurtdışındaki inşaat işyerlerinde çalışması konusunda taraflar arasında imzalanmış iş sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Sınırlı sayıdaki puantajlar dosyaya sunulmuş ise de puantajlarda işyerine giriş çıkış saatlerinin bulunmadığı, mahkemece fazla mesai hafta tatili ve genel tatil alacakları şahit anlatımları ile belirlenmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir.
Somut olayda, aynı mahiyette olduklarından seri nitelikte görülen davalarda mahkemece dinlenen davacı şahitlerin bir dosya üzerinden tüm davacılar için tek beyanda bulundukları, davacıların işyerinde yaptıkları işlerin demirci, kalıpçı, çelik kapı montajcısı gibi bir birinden farklı işler olduğu ve davası olan çalışanların işlerinde farklı olduğu halde bir ayrım yapılmadan normal günlük mesai saati dışında tüm işçiler için aynı sürelerde fazla mesai yaptıklarını beyan ettikleri görülmüştür. Davalı vekili de temyizde bazı işçilerin şahitlerin çalıştıkları projeden farklı yerde çalıştıklarını ve Kazakistan’da kışın aşırı soğuk olduğunu bu mevsimde çok soğuk günlerde çalışmanın sözkonusu olamayacağını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece davacının şahitlerle aynı projede yer alıp almadıkları, yaptığı işin niteliğine göre hangi saatlerde çalıştığı normal günlük mesai saatlerinin dışında varsa çalışmasının her ay, her mevsim veya yılın tüm günlerinde nasıl gerçekleştiği konusunda şahitlere açıklattırılarak fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının belirlenmesi gerekir. Sunulan bir kısım puantajlarda bazı genel tatil günlerinde çalışma olmadığı görülmekle bunlarında değerlendirmeye alınması gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.