YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23043
KARAR NO : 2013/21890
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davanın reddine karar verilen miktar için davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı vekâlet ücretinden sorumlu tutulacak, vekâlet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinin 1. bendinde; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.666.66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez” yönünde düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı dava – ıslah ve ek dava dilekçeleri ile toplam olarak 17.705,25 TL işçilik alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece kabulüne karar verilen toplam alacak miktarı 12.081,53 TL reddedilen alacak miktarı ise 5.623,72 TL’dir. Takdiri indirim nedeni ile reddedilen miktar bulunmamaktadır.
Bu durumda reddedilen miktar üzerinden davalı lehine hükmedilmesi gereken nispi vekalet ücreti hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesinde öngörülen 1.320,00 TL maktu vekalet ücretinin altındadır. Reddine karar verilen toplam alacak miktarı 3.666,66 TL’yi aştığından davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 739,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasındaki … maddesinde yazılı olan “.. “ cümlesinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “davalı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddine karar verilen miktar yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/1 – son maddesi gereğince belirlenen 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.