YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8445
KARAR NO : 2013/8745
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. madde kapsamında 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında Dibektaş Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 2 parsel sayılı 14.675,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve parselin tamamının eylemli orman haline dönüşmüş olduğu şerhi verilerek çalılık niteliği ile tespit edilmiş; … (…) adına kayıtlı, beyanlar hanesinde 2/B ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi olan … parsel sayılı 800 metrekare yüzölçümünde taşınmaz ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek tespit edilmiştir. Davacı …, 35-40 yıldır zilyetliğinde bulunan ve meyve bahçesi olarak kullandıkları … ada … parsel sayılı taşınmazın kendisinin kullanımında olduğuna karar verilmesini, birleşen dosya davacısı Mona Pashapor ise, … parsel sayılı tapulu taşınmazı, …’ten satın aldığını, taşınmazı meyve bahçesi olarak kullandığını, taşınmazın kendisi adına tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece her iki dava dosyası bu esas numaralı dosya üzerinden birleştirilmiş, yapılan yargılama sonunda davacı … Pashapor’un davasının reddine, … parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, davacı …’ün davasının kabulüne, … ada … parsel sayılı taşınmazın, hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (2/A) harfi ile işaretlenen 9.926,12 metrekarelik kısmının “çalılık” olarak tespit edilen vasfının iptaline, taşınmazın bu kısmının “Meyve bahçesi” vasfında ve …’ün kullanımında olduğunun tespitine, taşınmazın diğer kısımlarının tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
1- Kullanım kadastrosuna tabi tutulmayan dava konusu … parsel sayılı taşınmaz davacı … (…) adına tespit edilmiş ve kaydına 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilmiştir. Davacı, Orman İdaresini hasım göstererek dava açmıştır. Taşınmazın ormanla ilgili bulunmaması nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddine ve kendisini vekille temsil ettiren davalı idare lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
2013/8445-8745
2- Orman idaresinin 109 ada 2 parsel yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4 maddesi uyarınca 2/B kapsamına alınmış ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış ve taşınmazın eylemli orman olduğu belirtilmiştir. Davacı yalnızca Orman İdaresini hasım göstererek dava açmıştır. 3402 sayılı Yasa’nın Ek 4. maddesi, “6831 sayılı Yasa’nın 20.6.1973 tarihli kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanun’un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir” hükmünü taşımaktadır. Bu maddeye dayanılarak açılacak davaların kabul edilebilmesi için, malik Hazineye karşı davacı tarafın taşınmazda fiili kullanımının olduğunun kanıtlanması zorunludur. Hal böyle olunca Hazine de davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.