Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/26654 E. 2013/22806 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26654
KARAR NO : 2013/22806
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, genel kurulda alınan bütün kararların iptalini ve uygulanmaması konusunda tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacılar vekili; davacıların Yol-İş-Sendikası üyesi olarak Malatya İl Özel İdaresinde işçi olarak çalıştıklarını, davalı sendikanın anılan işyerindeki delege seçiminin 14.06.2010 tarihinde yapıldığını, mevcut yönetime ait listenin 244 oy aldığını ve 47 delege çıkarttığını, davacıların bulunduğu listenin 305 oy aldığını ancak 14 delege çıkardığını, az oy alanın çok delege çıkartmasının usulsüzlük yapıldığını gösterdiğini, bu durumun seçim sonuçlarını etkileyecek düzeyde olduğunu, Malatya İl Özel İdaresini tek bir işyeri olarak Sosyal Güvenlik Kurumunda tescilli olduğunu, bugüne kadar seçimlerin tek sandıkta yapıldığını, mevcut durumda keyfi olarak sandık sayısının arttırıldığını, 1 nolu sandığa 436, 2 nolu sandığa ise 134 kişinin yazıldığını, yarı yarıya bir bölüşümün yapılmadığını, seçim uygulamasında da eğer liste olarak seçim yapılmakta ise sandıkta bir fazla oy alan listenin o sandıktan çıkacak tüm delegeleri kendi listesinden çıkarttığını, bir sandıkta seçimin bittiğini, diğer sandığın tümü tek listeye oy verse de sonucun değişmediğini, tek sandık olsa idi 244 oy alan yönetimin seçimi kaybedeceğini, mevcut yönetimin bir takım usulsüz işlemlerle 244 oyla 47 delege seçtirdiğini, 305 oy alanların ise 14 delege seçtirebildiğini, seçime katılacak üyelerin listesinde de usulsüzlük yapıldığını, seçimlerin serbest-eşit-gizli oy ve açık sayım-döküm esaslarına göre yapılması gerektiğini, ortada seçim sonuçların etkileyecek ölçüde usulsüzlük olduğunu, delege seçimlerinin iptali için dava açtıklarını, bu davada ihtiyati tedbir kararı talep edilmesine rağmen talebin reddedilmesi nedeniyle genel kurulun yapıldığını iddia ederek genel kurulda alınan bütün kararların iptalini ve uygulanmaması konusunda tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle delege seçimlerinin iptaline ilişkin davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının birleştirme talebinin yerinde olmadığını, yeterli sayıda delegenin başvurusuna rağmen delege seçimlerindeki usulsüzlüklerin görüşülmesinin genel kurul gündemine alınmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, aksinin kabulünün de uyuşmazlığın yargıya taşınması sebebiyle iptal sebebi olamayacağını, delege seçimlerindeki hukuka aykırılıkların bu davada tartışılabilmesinin mümkün olmadığını, Ankara 9. İş Mahkemesinde verilecek karara göre uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğini, iddia edilenin aksine delege seçimlerinde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacıların hukuki yararlarının olmadığını ve kötüniyetli olduklarını, delege seçimlerinin iptaline karar verilse dahi bunun sonuca etkili olması halinde genel kurul iptalinin gündeme gelebileceğini, Kahramanmaraş işyerine ilişkin delege seçimlerine itiraz edilmediğini ve bunun kesinleştiğini, Kahramanmaraş işyerindeki delegeler genel kurulun aynı şekilde sonuçlanmasını sağlayacak nitelikte olduğundan varsa hukuka aykırılık sonuca etkili olmadığını, davacıların da iddialarını Malatya İl Özel İdaresi işyerine hasrettiklerinden davanın sırf bu sebeple reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve delege seçiminin iptaline ilişkin dava sonucuna dayanılarak delege seçimlerinin iptaline ilişkin verilen karar göz önüne alındığında, bu karara ilişkin olarak yapılan genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların bir geçerliliği bulunmadığından, Türkiye Yol-İş-Sendikasının Malatya 1 nolu Şubesinin 31.07.2010 tarihinde yapılan genel kurulunun ve genel kurulun aldığı kararların iptaline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık delege seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle delege seçimlerinin mahkeme kararıyla kesin olarak iptal edilmesi neticesinde şube genel kurulunun iptalinin gerekip gerekmediği ile davacıların hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 83. maddesinde, “Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir. Diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz. Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır.” denilmiştir.
Diğer taraftan karar tarihinden önce yürürlüğe girmiş olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 15. maddesinin 2. fıkrasında, “Bakanlık veya kuruluş ya da şubesinin üye ve delegeleri; kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak genel kurul ve seçim yapılması veya seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük ya da kanuna aykırı uygulama iddiasıyla, bu işlemlerin veya genel kurulun iptali için genel kurul tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilir. Dava basit yargılama usulüne göre iki ay içerisinde sonuçlandırılır. Kararın temyizi hâlinde Yargıtay’ca on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanır.” denilmiştir.
Somut olayda; davalı Sendikanın Malatya 1 Nolu Şubesinin 31.07.2010 tarihinde yapılan genel kuruluna esas teşkil eden delege seçimlerinde, herhangi bir objektif sebep ortaya konulup ispat edilmeksizin iki sandıkta yapılması, sandıklarda oy kullanacak üyelerin dağılımı yapılırken de 436’ya 134 şeklinde bir dağılım yapılarak seçimlerin gerçekleştirilmesi hukuka aykırıdır. Nitekim bu durum Ankara 9. İş Mahkemesinin 2010/637 esas sayılı dosyasında görülen delege seçimlerinin iptali davasında tespit edilerek delege seçimlerinin iptaline kesin olarak karar verilmiştir.
Ancak davacılara 15.10.2011 tarihinde yaşlılık sigortasına göre emekli aylığı bağlandığı Sosyal Güvenlik Kurumu yazından anlaşılmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 25. maddesinde, “Bağlı bulundukları, kanunla kurulu kurum ve sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı veya toptan ödeme alarak, işten ayrılan işçilerle, işkolunu değiştiren işçilerin sendika üyeliği sona erer. Çalışmaya devam edenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Ancak, sendika şubesi, sendika veya konfederasyonların yönetim ve denetim kurullarındaki görevleri sırasında yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alan yöneticilerin sendika üyeliği, görevleri süresince ve yeniden seçildikleri sürece devam eder.” denilmiştir. Aynı düzenleme dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6356 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 6. fıkrasında da almıştır. Gelinen noktada dava sırasında davacıların sendika üyeliklerinin sona erdiği anlaşıldığından davacıların davanın sonuçlanmasında bekledikleri hukuki yararları ortadan kalkmıştır. Bu itibarla hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 6356 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacıların yaptığı 214,40 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 30.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.