Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/20251 E. 2013/21425 K. 11.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20251
KARAR NO : 2013/21425
KARAR TARİHİ : 11.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının … nezdinde çalışmakta iken, 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesi kapsamında Milli Eğitim Müdürlüğüne tayin edildiğini, davacının ataması yapılırken bir kısım yıllık izin hakkının kullandırılmadığını ve yıllık izin alacağının ödenmediğini ileri sürerek, yıllık ücretli izin alacağının tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine talep etmişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı işyerinde 6111 sayılı Kanun uyarınca nakledilerek iş sözleşmesinin sona erdirildiği, davacının kullanmadığı izinleri bulunduğu ve anılan kanun gereği davalı Bakanlığın sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı … yönünden davanığn husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı Bakanlık yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 6111 sayılı Kanun gereğince başka kamu kurumuna iş sözleşmesi ile birlikte nakledilen davacının yıllık ücretli izin alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde işyeri devri halinde devreden ve devralan işverenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, maddeye göre “işyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır”. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ise 428. maddesinde işyeri, 429. maddesinde ise iş sözleşmesinin devrinde devreden ve devralan işverenlerin sorumluluğunu aynı şekilde düzenlemiştir.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesi gereğince de “İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir”. Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşyerinin devri veya iş sözleşmesinin devri halinde ortada fesih bulunmadığından sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelen yıllık ücretli izin alacağından devreden işveren sorumlu tutulamaz.
6111 sayılı Kanun’un 166/6 maddesine göre “Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır”.
Dosya içeriğine göre davalı … başkanlığında istihdam fazlası olarak belirlenen ve komisyon kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na iş sözleşmesi devredilen davacı işçi nakil kararı sonrası devreden kurumda işe başlamış ve orada halen çalışmaya devam etmektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.09.2012 tarihli ve 2012/25322 esas, 31401 karar nolu bozma ilamında, “Davacı işçi dava açıldığında devralan kurumda çalışmaya devam etmektedir. Yıllık ücretli izin yukarda açıklandığı üzere fesih bulunmadığından muaccel ve istenebilir hale gelmemiştir. Keza hükme esas bilirkişi raporunda davacının kullanmadığı yıllık ücretli izin ücreti son ay bordrosunda net ödenen miktar üzerinden hesaplanmıştır. Yıllık ücretli izin alacağının günlük çıplak ücret üzerinden hesaplanması gerekir. Bordroda net ödenen ücret içinde davacının çıplak ücreti dışında ücretin eki niteliğindeki diğer ödemelerde vardır. Yıllık ücretli izin alacağının çıplak günlük brüt ücret üzerinden hesaplanmaması hatalı olduğu gibi kabulü de isabetsizdir.”hususunun belirtildiği, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, bozma ilamında, davacı işçinin dava açıldığında devralan kurumda çalışmaya devam ettiği, yıllık ücretli izin alacağının fesih bulunmadığından muaccel ve istenebilir hale gelmediği, talebin kabulünün isabetsiz olduğu belirtilmesine ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmeden davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.