Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4022 E. 2010/10494 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4022
KARAR NO : 2010/10494
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idareye ait olan … İli … İlçesi, … Plaj Sitesi, … parselde bulunan 7 ve 8 no’lu dükkanları, 19.4.2006 tarihli kira sözleşmesi ile cafe-bar, restaurant olarak işletmek amacıyla yıllık 18.000,00 TL kira bedeli üzerinden kiraladığını, davalı idare tarafından önce 7.12.2007, sonra da 2.4.2008 tarihinde ihtar gönderilerek kiralananın tahliye edilmesinin, aksi halde 2886 sayılı yasanın 75. maddesi gereğince işlem yapılacağının bildirildiğini, oysa ki kiralananın 6570 sayılı yasaya tabi olması nedeniyle bu şekilde tahliye edilemeyeceğini ileri sürerek, muarazanın giderilmesine, kiracılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, HMUK 8/2. maddesi gereğince kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi ve tespit davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalı, HUMK’nun 433.maddesine dayanarak temyize cevap dilekçesi ile katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davacının temyiz dilekçesi davalıya 12.11.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı, HUMK’nun 433/2.maddesinde öngörülen 10 günlük süreden sonra 25.11.2009 tarihinde katılma yoluyla temyiz isteminde bulunduğundan,
davalının süresinde olmayan temyiz isteminin, HUMK’nun 432/4 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, kira sözleşmesine dayalı muarazanın giderilmesi istemine ilişkin olup, davalı kiralayanın, sözleşmenin 2886 sayılı yasaya tabi olduğundan bahisle kiralananın tahliyesini istemesi üzerine davacı, kiralananın 6570 sayılı yasaya tabi olduğunu, kendisine karşı 2886 sayılı yasa ve bu yasanın 75. maddesinin uygulanamayacağını, taşınmazda işgalci durumunda olmadığını belirterek, kiracılığın tespiti ve muarazanın önlenmesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davanın, açıklanan bu niteliği itibariyle somut olayda, HUMK’nun 8/2. maddesinde sayılan tahliye, akdin feshi ve tespit istemi söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme de sulh hukuk mahkemesi değil, dava değerine göre asliye hukuk mahkemesidir. O halde mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davada sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının süresinde verilmeyen temyiz dilekçesinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde hem davalıya, hemde davacıya iadesine, 13.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.