Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/6028 E. 2012/6739 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6028
KARAR NO : 2012/6739
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu … Köyü çalışma alanında bulunan …, …, …., … ve … parsel sayılı 20550, 5200, 14000, 3000 ve 9850 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar …, … ve … … ile müdahil davacı … tarafından davalılar Hazine, … Köyü, … ve … aleyhine açılan tescil davası ile davacılar …, … tarafından …, …, … … , … ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın kabulüne, taşınmazların “… mirasçıları adına ve veraset ilamındaki hisseleri oranında” tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 451, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların, davacıların murisi …’den geldiği, ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, yöntemine uygun olarak taksim yapılmadığı kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Davacı … ve müşterekleri tarafından 7.3.1986 tarihinde açılan tescil davasında 4 parça taşınmaz hakkında tescil kararı verilmesi talep edilmiş olup çekişmeli taşınmazların …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar olduğu uzman fen bilirkişisi raporu ile dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar Kadastro Müdürlüğü tarafından 1775 parsel sayılı taşınmaz hakkında da dava bulunduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmış ise de bu parsele yönelik olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, 1775 parsel sayılı taşınmaz yönünden, hakkında açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle, kadastronun olağan usullere göre tamamlanması için tutanağın Kadastro
Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde esas hakkında karar verilmesi isabetli olmamıştır. Diğer taraftan, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesine göre kadastro hakimi infazı kabil bir karar vermekle yükümlü olup, kararda lehine tescil kararı verilenlerin açık kimlik bilgileri ile paylarının tek tek gösterilmesi gerekirken, çekişmeli …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden kararın eki olmayan veraset ilamına atıf yapılmakla yetinilmesi de doğru olmamıştır. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.9.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.