YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2768
KARAR NO : 2010/10517
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
MAHKEMESİ : … 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yapı denetim şirketi olarak 24.5.2006 tarihli sözleşme gereğince davalıya ait inşaata yönelik yapı denetimi hizmeti verdiklerini, 26.5.2006 tarihli inşaat ruhsatı uyarınca başlayan inşaatın yapı denetim işini mevzuata uygun şekilde yerine getirdiklerini, en son hakediş dışında ödemelerin davalı tarafından yerine getirildiğini, 8.125 YTL bakiye alacakları kaldığını, tahsili için yapılan takibe de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile imzalanan 24.5.2006 tarihli sözleşme gereğince davalıya ait inşaatın yapı denetim işini yerine getirdiğini, yapılan işe karşılık 8.125 TL bakiye alacaklarının tahsili için yapılan takibe itiraz edildiğini belirterek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişiden rapor alınarak davacı alacağı hesaplanmış ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı, bilirkişi raporuna itiraz ederek bilirkişinin 5.2.2008 tarihli resmi gazetede yayımlanan yönetmeliğin 26/4 maddesine göre hesaplama yaptığını, halbuki davacı ile sözleşme akdettikleri tarihte 12.8.2001 tarihli resmi gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esaslarına ilişkin yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğunu, hesaplamanın bu yönetmeliğin 14.maddesine göre yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasında yapı denetim işine ilişkin 24.5.2006 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davacının hizmet süresinin 24 ay olduğu, yapım süresinin bunu aşması halinde her 6 ay için hizmet bedelinin esas oranının %10’u
kadar ilave hizmet bedeli ödeneceği ve sözleşmenin yapı kullanma izni alınmasıyla sona ereceğini kararlaştırıldığı, davalıya ait inşaatın yapı kullanma izin belgesinin 29.12.2008 tarihinde alındığı ve işin bu tarihte sona erdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, uzayan hizmet süresine hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanacağına ilişkin olup, rapor sunan uzman bilirkişi, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü’nün 25.7.2003 tarihli genelgesi uyarınca, yapı denetim kuruluşlarının hak edişlerinin bakanlığın internet sayfasında yer alan sistem üzerinden yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek süresi uzamış inşaatlarda yapı denetim hizmet bedellerinin 4708 sayılı yasanın 5.maddesi doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini, buna göre davalının ödediği 57.870 TL dışında 18.994 TL daha borçlu olduğunu raporunda belirlemiştir.
Taraflarca sözleşme akdedildiği sırada 12.8.2001 tarihli resmi gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esaslarına ilişkin yönetmelik hükümleri yürürlükte olup, daha sonra 5.2.2008 tarihli resmi gazetede yayımlanan yeni yönetmeliğin 32.maddesi ile eski yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Bu yönetmeliğin geçici 1. maddesi, “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapı denetimi hizmet sözleşmeleri akdedilerek ruhsat müracaatı yapılmış olan işlere ait sözleşmeler, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra da geçerlidir. Hizmet süresi herhangi bir nedenle uzayan denetim işlerine ait sözleşmeler ise ek-6’da gösterilen form-4’e uygun tip sözleşme kullanılarak yenilenir.” hükmünü içermektedir. Ne var ki, taraflar arasında uzayan denetim işleri için maddede sözü edilen yeni bir sözleşme imzalanmadığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, davalının bilirkişi raporuna itirazları üzerinde durularak yeniden önceki bilirkişiden 12.8.2001 tarihli yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacı alacağı hesaplattırılarak, bakiye alacağı var ise bu bedele hükmedilmesi gerekirken aksine düşünce ile yetersiz ve eksik bilirkişi raporu nazara alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.