YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12687
KARAR NO : 2013/15778
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 13.12.2005 tarihinden itibaren laboratuvar teknisyeni olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, fesihten önce davalı yöneticisi …’nun odasına çağırarak artık kendisi ile çalışmak istemediklerini gösterdiği belgeleri imzalaması halinde tazminatlarının ödeneceğini fesihten sonra belli bir süre dava açmazsa bir miktar daha ödeme yapılacağını söylediğini, davacının belge imzalamayacağını beyan etmesi üzerine akdin sözlü olarak feshedildiğini müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin ve iki arkadaşının işyerinde iş arkadaşları ve yöneticileri hakkında asılsız ve onur kırıcı iddialarda bulunduğunu, bu konuda banka tarafından inceleme yaptırıldığını, hazırlanan raporda davacının iddialarına ilişkin somut bilgi ve delile rastlanılamadığının belirtildiğini, bu sebeplerle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-h maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, fesih yazısında doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları ile asılsız isnatlara ilişkin olarak delil olarak dosyaya sunduğu müfettiş raporunun içeriği raporda adı geçen ve davalı … tarafından dahi doğrulanmadığını,davalının iş sözleşmesini haklı feshettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalının fesih sebebini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili delil listesinde davalı bankanın teftiş birimi tarafından hazırlanan rapora dayanmıştır. Mahkemece teftiş raporunda ismi geçen kişiler tanık olarak dinlenip davacı hakkındaki iddiaların doğru olup olmadığı dolayısıyla sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.06.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçinin feshin geçersizliğine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II.maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin haklı veya geçerli nedene dayandığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde 15.12.2005-18.10.2012 tarihleri arasında laboratuvar teknisyeni olarak çalışan davacı işçinin iş sözleşmesinin eski ve yeni yöneticiler, çalışanlar ve genel olarak vakıf hakkında asılsız ihbar ve isnatlarda bulunduğu gerekçesi ile İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca feshedildiği bildirilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesine göre feshin geçerli nedene dayandığının ispat yükü işverene aittir. Davalı işveren bu konuda müfettiş raporuna ve tanık anlatımlarına dayanmıştır. Dinlenen davalı … fesih nedeni yapılan davranışlar konusunda bilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.
Sayın çoğunluk müfettiş raporunda isimleri geçenlerin tanık olarak dinlenip davacı hakkındaki iddiaların doğru olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması yönünde görüş ortaya koymuş ise de, davalı tarafça tanık listesinde gösterilmeyen tanıkların dinlenmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen “taraflarca getirilme ilkesi”ne aykırı düşer. Anılan hükme göre kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Maddede dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisi vurgulanmıştır. Somut olayda feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur. Bu nedenle hâkimin re’sen delil toplama yetkisinden söz edilemez.
Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesinde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgilidir. Somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus bulunmamaktadır. Dosyada mevcut maddi ve hukuki delillere göre davacının iş sözleşmesinin geçerli nedene dayandığı davalı işverence kanıtlanmamıştır. Kararın belirttiğim nedenlerle onanması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğu bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum. 27.06.2013