YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/260
KARAR NO : 2012/2415
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “yeniden keşif icra edilerek 3 kişilik fen bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın davacı … müdahiller adına tesciline karar verilen tüm bölümlerini birarada gösterir harita yönetmeliğine uygun denetime elverişli ve tescile esas teşkil edecek şekilde hazırlanmış rapor ve kroki alınması, bundan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 103 ada 154 sayılı parselin fen bilirkişisinin 01.04.2010 tarihli rapor ve krokisinde (A1) harfi ile gösterilen bölümünün …, (B) harfi ile gösterilen bölümünün … ve … Kır, (C) harfi ile gösterilen bölümünün …t ve …, (D) harfi ile gösterilen bölümünün …, (E) harfi ile gösterilen bölümünün …, (H) harfi ile gösterilen bölümünün …, (M) harfi ile gösterilen 4.043,060 metrekarelik bölümünün …, (N1) harfi ile gösterilen bölümünün …, (O) harfi ile gösterilen bölümünün …, (R) harfi ile gösterilen bölümünün …, (S) harfi ile gösterilen bölümünün …, (V) harfi ile gösterilen bölümün … adına tesciline, geriye kalan bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir
Mahkemece davacı … müdahillerin adlarına tescile karar verilen bölümlerin tarım arazisi niteliğindeki yerlerden oldukları, davacı … ilgili müdahiller yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Kurulan hükümde, 18.03.2010 tarihli keşif sonucu fen bilirkişiler …, … ve … tarafından düzenlenen 01.04.2010 tarihli rapora atıf yapılmıştır. Bu raporda (M) harfi ile gösterilen bölümün 3.764,49 metrekare olduğu belirtildiği halde 08.06.2010 tarihli keşif sonucu fen bilirkişisi Turgut Salt tarafından düzenlenen 24.06.2010 tarihli rapor ve krokide (M) harfi ile gösterilen bölümün yüzölçümü 4.043,60 metrekare olarak belirlenmiştir. 01.04.2010 tarihli rapora atıfta bulunulduğu halde bu rapor ile çelişen 24.06.2010 tarihli rapor ve kroki esas alınarak (M) harfi ile gösterilen bölümün 4.043,60 metrekare yüzölçümü ile müdahil … adına tesciline karar verilmiştir. Bozmadan önceki kararda fen bilirkişisi raporunda (S) harfi ile gösterilen bölüm dava dışı 103 ada 155 sayılı parselde kaldığından bu bölüme yönelik davanın reddine karar verildiği halde, bozma üzerine
verilen kararda (S) harfi ile gösterilen 5.327 metrekarelik bölümün davalı 103 ada 154 sayılı parselden ifrazı ile müdahil … adına tesciline, davacı … müdahillerin adlarına tesciline karar verilen bölümlerden geriye kalan kısmın Hazine adına tesciline karar verilmiş, Hazine adına tesciline karar verilen ve 01.04.2010 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A), (F), (K), (N) ve (Y) harfleri ile gösterilen bölümlerin yüzölçümleri kararda ayrı ayrı gösterilmemiştir. 01.04.2010 tarihli rapora atıfta bulunulduğu halde başka fen bilirkişi rapor ve krokisi esas alınarak karar verilmesi ve bu raporlarda belirtilen bazı bölümlerin yüzölçümlerinin birbiri ile çelişkili olması, buna göre de Hazine adına tesciline karar verilen geriye kalan bölüm miktarının da esas alınan rapora göre değişmesi nedeniyle hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Hal böyle olunca, sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve 3 kişilik fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, davacı … müdahiller tarafından kullanılan davaya konu yerlerin sınırları tek tek belirlenmeli, 3 kişilik fen bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın davacı … müdahiller adlarına tesciline karar verilen tüm bölümleri ile Hazineye bırakılan bölümlerini bir arada gösterir harita yönetmeliğine uygun, açıklamalı, denetime elverişli ve tescile esas teşkil edecek şekilde hazırlanmış rapor ve kroki alınmalı, önceki fen bilirkişilerinin raporları arasındaki çelişkinin nedenleri üzerinde de durularak çelişki giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilmek suretiyle yetersiz bilirkişi raporlarına atıfta bulunularak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 15.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.