YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15543
KARAR NO : 2013/15458
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İstanbul Kültür ve Sanat Ürünleri Tic. A.Ş. vekili, taraf sıfatı bulunmadığı belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili ise, taraf sıfatı bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve net olarak belirtilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının davalı …Ş. işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25’inci maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır. Keza, haklı nedenle fesihte, fesihten önce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinde öngörülen savunma alma koşulu bulunmamaktadır.
Dosyadaki bilgilere göre, davalı işyerinde güvenlik personeli olarak çalışan davacının iş sözleşmesi 25.06.2012 tarihinde, işyerindeki huzuru ve çalışma düzenini bozacak olumsuz tutum ve davranışlarda bulunması, yasak olduğu halde şahsına ait silahı görev yerine getirdiği, vardiya çizelgesi yapanlar ve yaptıranlara küfür etmek suretiyle hakaretlerde bulunduğu gerekçesi ile feshedilmiştir.
Somut olayda, davacının yasak olduğu halde şahsına ait silahı işyerine getirdiği ve 14.05.2012 tarihinde nöbet çizelgesi yapan ve yaptıranlara hakaretlerde bulunduğu sabit olup, davacının eylemleri her ne kadar fesih için haklı sebep teşkil etmekte ise de, fesih altı iş günlük kanuni süre geçtikten sonra 25.06.2012 tarihinde yapılmıştır. Ancak, davacının en son eylemi ile fesih tarihi arasında makul süre aşılmamış olduğundan iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğinin kabulü ile davanın reddi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 105,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 25.06.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.