Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6032 E. 2012/1244 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6032
KARAR NO : 2012/1244
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi

Davacı, emekliliğe hak kazandığının ve işlemlerinin yapılması gerektiğinin tespitine, yapılmadığı takdirde ödemiş olduğu primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, primleri tahsil edilen, uyuşmazlık konusu 30.05.1977-12.01.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun ve 02.10.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç doğru değildir.
Gerçekten 1479 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde düzenlendiği şekilde bir hizmet tesbiti yöntemi olmadığı gibi 1479 sayılı Yasa’nın 24 ve 25. maddelerinde de kimlerin Bağ-Kur sigortalısı olduğu açık bir şekilde düzenlenmiştir. Somut olayda davacının ” Kahvehane işletmesi” işinden dolayı 25.02.1977 tarihinden itibaren oda kaydına dayalı olarak tescil edildiği ve oda ,vergi ve sicil kayıtlarına göre davalı Kurumca 11 yıl 8 ay 26 gün sigortalı sayıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davadaki sorun davacının vergi, oda ve sicil kayıtlarının olmadığı 30.05.1977-12.01.1993 tarihleri arasında yapmış olduğu prim ödemelerine göre, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.11.2002 gün ve 21/892-990 sayılı kararında da belirtildiği üzere, MK’nun 2. maddesinde belirtilen ” objektif iyiniyet” kuralı gereğince geriye doğru sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasındadır. bu durumda da davacının yapmış olduğu prim ödemelerine göre sorunun çözülmesi gerektiği açıktır.
Mahkemece yapılacak iş davacın yapmış olduğu tüm prim ödemelerinin ödeme tarihlerine göre karşıladıkları süreleri açıkça kurumdan sormak ve uyuşmazlık konusu sürenin priminin alındığının tespiti halinde yukarıda anılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gereğince bu süreyi sigortalı saymak ve bu süre de dikkate alınarak davacının kurum dan tahsis istemediği bu yönde dilekçesinin olmadığı gözetilerek dava tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığını yeniden değerlendirilerek oluşacak sonuç gereğince ,aksi halde ise yani uyuşmazlık konusu sürenin primlerinin alınmadığının tespiti halinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik incelemeye dayalı yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.