YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1310
KARAR NO : 2012/2281
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ : BURSA 5. İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’in beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığın üzerine atılı bulunan suç şikayet delikçesinde “alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek” olarak gösterilmesine karşın, karar başlığında “borçlunun ödeme şartını ihlali” olarak yazılmış ise de, kararın gerekçe kısmında alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçunun unsurlarının tartışılmış olması karşısında, bu durum mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak değerlendirilmiş ve tebliğnamedeki bu yönlü kararın bozulması istemine iştirak edilmemiştir.
Ancak, sanığın, hakkında icra takibi başladıktan sonra işyerini 02.10.2009 tarihinde işçisi … isimli şahsa satış yoluyla devrettiği 20.01.2010 tarihli haciz işlemi sırasında anlaşılmakla birlikte, söz konusu haciz sırasında borcu karşılayacak miktarda haczedilen taşınırlara karşı açılan istihkak davasının, Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 11.02.2010 tarih, 2010/117-59 sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği ve işyerini devrettiği tarihte sahibi bulunduğu … plakalı aracını da … isimli şahsa satması, haczedilen taşınırların muhafazası için … tarafından bildirilen yeni adrese gidildiğinde ise 11.05.2011 tarihli haciz tutanağında da belirtildiği üzere, bildirilen adreste “Saray İşhanı ve 256 numaranın bulunmadığı, çevrede tanınmadıkları ve bu adresin bağlı olduğu muhtarlıkça da böyle bir adreste Saray İşhanı isimli bir işyerinin ve bu şahısların kayıtların bulunmadığına” ilişkin beyan ile haczedilen menkullerin yediemin olarak …’ya teslim edilmesine rağmen ele geçirilemediği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçun oluştuğunun kabulünün gerektiği gözetilmeden, alacaklı vekili tarafından hacizli malların satışının talep edildiği, bu aşamada alacaklının zarara uğradığının sabit olmadığı şeklinde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.