Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/3049 E. 2012/6018 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3049
KARAR NO : 2012/6018
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen olan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında 13279 ada 6 parsel sayılı 434.19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve … oğlu …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu, … isimli bir kişinin bulunmadığını belirterek taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılması istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile beyanlar hanesinin “ … oğlu … kullanımındadır, üzerindeki ev … oğlu …’a aittir” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan bilgilerin yanlış oluşturulduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 13279 ada 36 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde taşınmazın … oğlu …’ın kullanımında olduğu yazılarak Hazine adına tespit edilmiş olup, davacı Sabahattin oğlu …, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünü hasım göstererek açmış olduğu davada beyanlar hanesinde ismi geçen kişinin kendisi olduğunu iddia etmektedir. Mahkemece, taşınmaz Hazine adına tescil edildiğine göre Hazine’nin davaya dahil edilmesi gerektiği gözetilmediği gibi, taşınmazın beyanlar hanesinde ismi geçen … oğlu … isminde bir şahsın var olup olmadığı yöntemince araştırılmamış ve varsa usulüne uygun şekilde davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği üzerinde durulmamıştır. Taraf teşkili dava şartlarından olup, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilmesi mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Hazineye tebliğ edilip husumet yaygınlaştırılmalı, Hazineden delil ve belgeleri istenmeli, taşınmaza ait tutanağın beyanlar hanesinde ismi geçen … oğlu … isminde bir şahsın var olup olmadığı Nüfus Müdürlüğünden sorulmalı, böyle bir şahsın yaşayıp yaşamadığı hususunda usulüne uygun şekilde zabıta araştırması yaptırılmalı, … oğlu …
isimli şahsın var olduğunun anlaşılması halinde davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilerek yöntemince taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra işin esasına girilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.