Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/1930 E. 2013/14542 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1930
KARAR NO : 2013/14542
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının uyarılmasına hatalı ürün çıkarması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece işçiden çalışma süresi boyunca hatasız çalışmasının beklenemeyeceği, yapılan her hatanın da fesih hakkı vermeyeceği, tanık anlatımlarına göre dava konusu dava konusu işyerine %3,5 hata payının fesihten daha hafif disiplin cezalarına konu olduğu, nitekim daha önce davacının 40 adet işte yaptığı hata nedeniyle uyarılmasına karşın feshe sebep gösterilen olayda hata sayısının 20 olduğu, 2004 yılından beri çalışan ve daha önce hataları tespit edilmeyen davacının son partide kaç adet iş çıkarması gerektiğinin belli olmaması nedeniyle hatalı çıkan 20 adet işin tölerans sınırının üzerinde olup olmadığının belirlenemediği, buna göre feshin geçerli nedene dayanmadığı, sendikanın Temmuz 2011 tarihinden itibaren işyerinde sendikal örgütlenme çalışmalarına başladığı, 35 üye kaydı yapıldığı, bunlardan 27’sinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği, işveren yetkilisince sendika üyesi olmaları halinde iş sözleşmelerinin feshedileceği baskısında bulunulduğu, iş müfettişlerince yapılan tespitlere göre de sendika üyesi işçilerin değişik gerekçelerle bölümlerinin değiştirildiği ve feshe zorlandıklarının tespit edildiği, böylece davalı işverence yapılan feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve özellikle davalı tanığının beyanına göre dava konusu işyerinde %5’e kadar olan hata paylarının daha hafif tedbirlerle tolere edildiği, 2004 yılından itibaren Eylül 2009 tarihine kadar herhangi bir hatası tespit edilmeyen davacının son davranışının fesih için geçerli neden ağırlığında bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetli olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere feshin sendikal nedene dayandığı yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı halde iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği gerekçesiyle işe başlatmama tazminatının bir yıllık ücret tutarı olarak belirlenmiş olması hatalı olmuştur. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının 5 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-)Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan 310,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oyçokluğuyla 17.06.2013 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. İşverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması durumunda işverenin haklı ve geçerli fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. 30 günlük ücreti tutarında bir zarar yoksa iş sözleşmesinin feshi haklı neden olarak kabul edilmemelidir. Ancak otuz günlük ücretten az zarar nedeni ile işyerinde olumsuzluklar meydana gelmiş ve iş ilişkisinin sürdürülmesi işveren açısından önemli ölçüde beklenemez bir hal almış ise feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir.
Dosya içeriğine göre, işveren Huga Boss San. ve Tic. Ltd. Şti.’de “cep takma otomatı” operasyonunda çalışan davacının dava konusu olan 20 adet cep biyeleme operasyonunda olması gereken mesafelerinde hata oluştuğu, 13.09.2011 tarihinde 40 adet işin cep biyelerinin köşelerinde patlağa neden olarak, tamir edilememeleri nedeniyle 40 adet işin drop olmasına sebebiyet verdiği, uyarıldığı, alınan bilirkişi raporu ile sabittir. Firmanın kalite standartları arasında yer alan “cep flote takma” sonucunda ölçü toleransı %0’dır. Davacı 2004 yılından beri aynı firmada çalışmakta, gerekli eağitimleri almış, usta işçi konumunda, operasyonuyla ilgili gerekli tecrübe ve bilgi birikimine sahiptir. Sözleşmesinde de %0 hatayı kabul etmiştir. Davalı ise marka ürün satmaktadır. O nedenle, hatalı üretimler nedeniyle davalıdan iş ilişkisinin yürütülmesi beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır. Öte yandan, davacının iş akdi feshedildikten sonra sendikaya başvurup üye olduğu, tanık anlatımlarına göre herhangi bir sendikal faaliyete katılmadığı, sendika üyelerinin üyeliklerinin gizli tutulduğu, kimin üye olup olmadığını bilmediklerini bildirmeleri karşısında fesihle sendikal faaliyet arasında illiyet bağı bulunmadığı, feshin sendikal nedene dayandığının somut olarak ispatlanmadığı, o nedenle, mahkemece verilen kabul kararının bozulması gerektiği görüşündeyim.17.06.2013