YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7509
KARAR NO : 2012/2190
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
Davacı, 01/02/2006 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanuna tabi Esnaf Bağ-Kur sigortalısı sayan Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.02.2006 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 01.02.2006 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa uyarınca sigortalı kabul eden Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerle önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
5510 sayılı Yasa’ya 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Yasa’nın 73.maddesi ile eklenen geçici 17.maddesi gereğince Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.Anılan Tebliğ 14.1.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; davacının 02.07.1997 tarihli giriş bildirgesine istinaden 15.03.1979 tarihli oda kaydı nedeniyle 22.03.1985 tarihnden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği,01.01.1985-30.04.1988 arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı nedeniyle Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç tarihinin 01.05.1988 olarak değiştirildiği,15.03.1979-03.05.2006 tarihleri arasında oda kaydının, 16.11.1995-03.05.2006 tarihleri arasında sicil kaydının bulunduğu, 12.04.2000 tarihinden itibaren devam eden limited şirket ortaklığı daha önce 01.02.2006 tarihinde terkin edilen Bağ-Kur sigortalılığının 01.05.1988-devam olarak belirlendiği, prim borcunun olduğu, 02.02.2006 tarihinden itibaren kesintili olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacının şirket ortaklığının devam etmesi nedeniyle Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı devam ettirilmiş ise de 5510 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa’nın 73.maddesi ile eklenen geçici 17.maddesi gereğince değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; 5510 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa’nın 73.maddesi ile eklenen geçici 17.maddesi gereğince davacının Bağ-Kur’a yaptığı prim ödemelerinin 01.05.1988 tescil tarihinden itibaren ne kadar sigortalılık süresini karşıladığını davalı Kurumdan sormak, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu olup olmadığını tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.