Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/22052 E. 2012/24456 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22052
KARAR NO : 2012/24456
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, … kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, maddi tazminat konusunda 21/04/2011 tarihinde verilen hüküm bölümünün 1 no’lu kararındaki karar Yargıtay incelemesinden geçerek zımnen kesinleştiğinden, bu konuda karar vermeye yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 18/07/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazla taleplerin reddine, karar vermiştir.
Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.Çünkü,mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur.(09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Usuli müktesep hak müessesesi HUMK’nda düzenlenmiş olmamakla beraber,Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş ve geliştirilmiştir.Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün,bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir.Bozma kararına uyan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.
01.12.2011 tarih, 2011/11959 Esas, 2011/12046 Karar sayılı bozma ilamında,”Bozma kararından önce verilen 7.4.2009 tarihli kararda 30.161,40 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 3.146,14 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 2.380,63 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bozma kararından sonra verilen 21.4.2011 tarihli karar ile maddi tazminat istemi ile ilgili yeniden hüküm kurularak davacı yararına 21.4.2011 tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ‘ne göre 3.537,75 TL avukatlık ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz olmuştur.” şeklinde belirtilmesine rağmen, Mahkemece “maddi tazminat konusunda 21/04/2011 tarihinde verilen hüküm bölümünün 1 no’lu kararındaki karar Yargıtay incelemesinden geçerek zımnen kesinleştiğinden, bu konuda karar vermeye yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin tümüyle silinerek yerine,
“1-Maddi tazminat konusunda 07/04/2009 tarihinde verilen hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Not:Önceki bozma ilamında iadesine karar verilen harç miktarları dikkate alınmamıştır.