Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12078 E. 2013/11096 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12078
KARAR NO : 2013/11096
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, …. Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 38.602,50 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın çevresinde bulunan 72 ila 79 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak tespit edildiği halde dayanak tapu kayıtları getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğu belirlenmemiş, çekişmeli taşınmazın çevresinde yer alan tescil harici bırakılan yerler hakkında başka dava olup olmadığı araştırılmamış, ziraatçi ve jeolog bilirkişi raporlarında hava fotoğrafının uygulandığından söz edilmiş ise de rapor ekinde söz konusu hava fotoğrafları yer almadığı gibi taşınmazların hava fotoğrafındaki durumunu gösterir kroki de düzenlettirilmemiştir. Dava tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait üç ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, taşınmazın hangi tarihte tespit dışı bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorularak tespit edilmeli, komşu taşınmazların dayanağı tapu kayıtları getirtilerek, çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğu saptanmalı, aynı mahalde başka dosyalarda açılmış tescil davası olup olmadığı belirlenmeli, varsa hangi yere ait olduğu krokide işaret ettirilmeli, fen bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, ziraat mühendisi ve yerel bilirkişi ile tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğünden gelen paftaların ise, düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp-tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu hava fotoğraflarında kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle gösterilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklar HMK’nın 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılarak uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeli, davacının hangi tarihte taşınmazın imar-ihyasına başladığı, ne şekilde sürdürdüğü ve hangi tarihte tamamladığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurulmalı, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı hesaplanmalı, ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenmeli, taşınmazın harici gözlemi keşif tutanağına aktarılmalı, uzman bilirkişilerden gerekçeli, karşılaştırmalı rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK’nın 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılık giderilmeli, HMK’nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.