Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25435 E. 2013/16192 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25435
KARAR NO : 2013/16192
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.07.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi haklı sebebiyle feshettiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendi isteğiyle işi bıraktığını, feshin haksız olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılmadığını, sair ödenmemiş işçilik alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Anılan günlerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin anılan çalışmalar karşılığı alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın işçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı kanunda düzenlenmemiş ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir. Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir. Şu hale göre çalışılan hafta tatilinin ücreti ikibuçuk yevmiye olmalıdır.
4857 sayılı Kanun’un 47. maddesinde, Kanun’un kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece, tanık beyanlarına itibarla davacının hafta tatillerinde ve dini bayram dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek, anılan çalışmalar karşılığı alacaklar hüküm altına alınmıştır. Dinlenen her iki taraf tanıkları da, işyerinde çalışılan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri için çift yevmiye ödendiğini beyan etmişlerdir. Davacı asilin, Dairemizce temyiz incelemesi yapılan aynı mahkemenin 2011/2501 esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla alınan beyanında da, anılan günlerde çalışma karşılığı işyerinde çift yevmiye ödendiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Davacı asilin tanık sıfatıyla alınan bu beyanı nazara alınarak, işveren tarafından davacıya çalışılan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri için iki yevmiye tutarında ücretinin ödendiğinin kabulü gereklidir. Anılan nedenle, çalışılan hafta tatili günü ücretinin ikibuçuk yevmiye olduğu, davacıya ise çalışılan hafta tatili günleri için iki yevmiye ödendiği kabul edilerek, bakiye hafta tatili ücreti alacağı hesaplanmalı, hakkaniyet indirimi de uygulanmasıyla hüküm altına alınmalıdır. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağında ise, çalışılan ulusal bayram ve genel tatil günü ücretinin iki yevmiye olduğu, davacıya da anılan günler için iki yevmiye ödendiği kabul edilerek, anılan alacağa yönelik talep reddedilmelidir. Yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.