Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2084 E. 2010/10229 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2084
KARAR NO : 2010/10229
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eczacı olduğunu,davalının reçetelere ekli üç adet ilaç kupürünün sahte olduğunu belirterek 14.9.2007 tarihli yazıyla sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, sahte olduğu iddia edilen kupürlere ait ilaçları yasal dağıtım kanallarından aldığını, sahtelik olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fesih işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile kaldırılmasını ve muarazanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, 28.3.2007 tarihli müfettiş raporu ile davacının eczanesinde iki adet sahte kupür tespit edildiğini, üç adet sahte kupürün de kurum birimlerince yapılan incelemeler sonucu tespit edildiğini, fesih işleminin protokole uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı kurum tarafından 14.9.2007 tarihli yazı ile 28.3.2007 tarihli müfettiş raporuna göre davacıya ait eczanede iki adet sahte kupür tespit edildiği,ayrıca kurum tarafından yapılan kontrollerde bir adet sahte kupür tespit edildiği gerekçesiyle davacı ile yapılan ilaç satışına ilişkin sözleşmenin feshedilerek cezai şart uygulandığı,feshe dayanak yapılan 28.3.2007 tarihli müfettiş raporu uyarınca iki adet Tarka 180/2 28 Tablet isimli ilaca ait kupürlerin sahte olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği dosya
kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, sahte olduğu iddia edilen kupürlere ait ilaçları yasal dağıtım kanallarından aldığını, sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, yapılan fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fesih işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile kaldırılması ve bu şekilde yaratılan muarazanın önlenmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, fesih işleminin protokole uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece sahte olduğu ileri sürülen kupürler üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan 28.9.2009 tarihli bilirkişi raporunda bir adet Seretide Diskus 500 ve üç adet Spiriva 18 mcg isimli ilaçlara ait kupürler üzerinde inceleme yapılmış olup müfettiş raporunda belirtilen iki adet Tarka 180/2 28 Tablet isimli ilaçlara ait kupürler incelenmemiştir.Eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Öyle olunca mahkemece,fesih işlemine dayanak yapılan ve 28.3.2007 tarihli müfettiş raporunda sahte olduğu belirtilen iki adet Tarka 180/2 28 Tablet isimli ilaçlara ait kupürler üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 8.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.