YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10589
KARAR NO : 2013/11186
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yellice Köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 32, 34, 61 ve 92, 141 ada 7 ve 145 ada 11 parsel sayılı 27.201,81, 17.468,25, 8.792,84, 7.959, 27.805,62 ve 14.057,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ve paylı olarak …, İnci, …, …, … ve … adlarına, 123 ada 1 parsel sayılı 18772.92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz eşit paylarla …, …,….. ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların annesinden intikal ettiği, mirasçılar arasında paylaşım yapılmadığı iddiası ile taşınmazların tüm mirasçılar adına tescili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında taşınmazların dedesi … ….’den intikal ettiğini ve mirasın paylaşılmadığını belirtmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1/3’er pay itibari ile kök murisler …, … ve … ….. mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu taşınmazların taraflara miras yoluyla intikal ettiği, taşınmazların terekeye dahil oldukları mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen deliller ile belirlenmiştir. Adlarına tescil hükmü kurulan …, … ve …’in kardeş olup babalarının … olduğunun nüfus kayıtları kapsamıyla anlaşılması karşısında taşınmazların evveliyatında kök muris …’dan kaldığının kabulü gerekecektir. Bu hale göre taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak miras bırakan …’nın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Mahkemece dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak paylaşılmadığı gerekçesi ile karar verilmiş ise de araştırma yeterli olmadığı gibi bu kabule göre adlarına tescil hükmü kurulan …, … ve …’in babaları olan …’nın adı geçenler dışında…isminde bir mirasçısının daha bulunduğu, …..’ın muristen sonra öldüğü anlaşılmasına rağmen ….mirasçılarına pay verilmemesinin nedeni de açıklanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup, bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından kök muris …’dan intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile paylaşılıp paylaşılmadığı ve paylaşılmış ise paylaşımın ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazların paylaşıma konu olup olmadığı, oldu ise kime düştüğü, paylaşımda her bir mirasçıya yer verilip verilmediği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, paylaşımdan sonra taşınmazları kimin kullandığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tutanak tanıklarının anlatımları ile yerel bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, taksime dair beyanlar dosyaya getirtilecek olan murise ait taşınmazların tutanakları ile denetlenmeli, mirasçılar arasında görülmekte olan başkaca dava ya da davalar varsa, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan, davalar varsa, deliller değerlendirilirken, sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.