Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26099 E. 2013/17426 K. 12.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26099
KARAR NO : 2013/17426
KARAR TARİHİ : 12.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş müfettişi tarafından tespit edilen 912,00 TL ihbar tazminatı ile 3.909,00 TL kıdem tazminatını stopajlarını mahsup ederek ödediklerini, davacının banka hesabına yatırıldığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş müfettiş raporunda da tespit edildiği üzere davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Somut olayda; dava dilekçesinde davalı olarak Reşak Akar, Akar Otomotiv Lastik Ürn Day Tük Mal. San. ve Tic. A. Ş. gösterilmiştir. Davacı tarihli oturumda davanın şirketleşmeden önce işveren olarak Reşat Akar ile işyerined şirketleşme sonucu oluşan Akar Otomotiv Lastik Ürn. Day. Tük. Mal. San. ve Tic. A. Ş.’ye karşı açıldığını bildirmek sureti ile dilekçesini açıklığı kavuşturmuştur. Her iki davalının aynı vekil ile temsil edildikleri görülmüştür. Mahkemece de davanın her iki davalıya karşı açıldığı davada iki davalı olduğu kabul edilmiştir. Davalı safında iki davalı olduğu kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasında davalıların yükümlülükleri ayrı ayrı belirtilmeksizin infazda duraksamaya yol açacak şekilde “davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” hüküm kurulması hatalıdır.
2- Davacının çalışmasının 1988-1997 tarihler arası Reşat Akar işverenliğinde, 1998-2005 tarihler arası davalı şirket işverenliğinde geçmiştir. İş sözleşmesi davalı şirket döneminde feshedildiğinden davalı şirket ihbar tazminatı ve tüm süre yönünden kıdem tazminatından sorumludur. Davalı Reşat Akar ise sadece kendi dönemi ve işyerinde gerçekleşen şirketleşme sebebi ile işyerinin şirkete devredildiği tarihteki ücret seviyesi ile kendi döneminde geçen süre ile sınırlı olarak kıdem tazminatından sorumludur.
3- Dava dilekçesinde davacı 1.000,00 TL kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir. Bilirkişi raporunda ihbar tazminatı bulunmadığı belirtildikten sonra ıslah dilekçesinde davacı 1.000,00 TL kıdem tazminatı üzerinden talebini artırmış, mahkemece duruşmada kıdem ve ihbar tazminat miktarlarını açıklamasının istenmesi üzerine ihbar tazminatı talep etmediğini 1.000,00 TL kıdem tazminatı talep ettiğini belirtmiştir. Mahkemece ihbar tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Dava dilekçesi ile talep edilen ihbar tazminatı hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulması gerekirken davacının bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinden sonra alınan beyanı dikkate alınarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı dava dilekçesinde kıdem ve ihbar tazminatı için faiz talep etmemiş ıslah dilekçesi ile kıdem tazminatına faiz yürütülmesini istemiştir. Taleple bağlılık ilkesi gereği kıdem tazminatında dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden faizsiz, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken mahkemece yazlı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.