Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/5747 E. 2010/6500 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5747
KARAR NO : 2010/6500
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacılar vekili, mülkiyeti müvekkillerine ait … İli … Mahallesi … mevkiinde 590 ada 21 parselde tapuya kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde bedeli karşılığında davalının yapımını üstlendiği hafif çelik binalardan 9 nolu binayı davacı …, 8 nolu binayı … ve 7 nolu binayı davacı …’a yapıp süresinde teslim etmediğini ve gecikme olup kira bedeli de ödemesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yanlar arasında şifahi bir sözleşme bulunduğu, inşaatın ne şekilde yapılacağı belli olmadığından ortalama değerle bulunan miktar gözönüne alınarak 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazla hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında inşaat yapımı konusunda imzalanmış yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Esasen davacılar da davalı ile şifahi bir anlaşma yaptıklarını beyan etmişlerdir. Davalı davaya cevap vermemek ve duruşmaları da takip etmemek suretiyle davayı inkâr etmiş sayılır.
Temyiz dilekçesinde de davacılar ile anlaşma yapmadığını, kendilerine husumet düşmeyeceğini belirtmiştir.
Bu durumda davacıların öncelikle davalı ile sözleşme ilişkisinin varlığını usulen ispat etmeleri gerekir. Davacılar tarafından dosyaya iki adet protokol fotokopisi sunulmuştur. Bu belgelerde davalının imzası mevcut olup 8 ve 9 nolu bölümleri 30 Kasım 2007 tarihinde teslim edeceği aksi takdirde aylık kira bedeli olarak 400,00 YTL işlem bedeli ödeneceği taahhüt edilmiştir. Belgelerde davacılardan … ve …’ın imzaları da mevcuttur. Diğer davacı …’a ilişkin bir belge sunulmadığı gibi sözkonusu protokol başlıklı belgelerdeki davalı adına atılan imzanın davalıya ait olup olmadığı da araştırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacı … ile yapılmış bir protokol var ise onun da ibraz ettirilmesi, belgelerdeki imzanın davalıya ait olup olmadığının, isticvap ve gerektiğinde imza incelemesi yoluyla belirlenmesi, bu şekilde yapılacak inceleme sonucunda imzanın davalıya ait olduğunun anlaşılması halinde akdî ilişkinin varlığının kabulü gerekir.
Belgelerdeki imzanın davalıya ait olmadığının anlaşılması halinde ise; davacılar dava dilekçelerinde işin bedelinin davalının banka hesabına ödendiğini belirttiklerinden, bu konuda taraf delilleri toplanarak ödemenin ne sebeple yapıldığı değerlendirilip akdî ilişkinin varlığı saptanmalı, her iki yolla ilişki usulen ispatlanamıyor ise davacıların davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılmalı ve sonuçta ispat edilemez ise davanın reddine karar verilmelidir.
İşin esasına gelince; inşaatın hangi cins malzemeyle ve ne gibi bir işçilikle yapılacağı ispatlanamadığından bilirkişinin ortalama bir inşaatın eksik bırakılan imalâtını hesaplaması ve bu miktarın hükme esas alınması yerindedir. Nevar ki davada üç ayrı kişi hem eksik iş bedelini ve hem de inşaatın süresinde teslim edilmemesi sebebiyle gecikme tazminatının ödetilmesini istemişler ve harca esas değer olarak da 10.000,00 TL göstermişlerdir. Bu durumda her bir davacı için ne miktar eksik imalât ve ne kadar gecikme tazminatı istendiği davacılara açıklattırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.