YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25851
KARAR NO : 2013/16708
KARAR TARİHİ : 05.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, genel tatil ile asgari geçim indirimi ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Bakanlığa bağlı Yavuz Selim İlköğretim Okulu’nda 1996 Eylül ayında müstahdem olarak işe başladığını, 2010 yılı Haziran ayında okulların kapandığı tarihe kadar çalıştığını, ancak okullar açıldığında yeniden işe çağrılmadığını ve iş sözleşmesinin bu şekilde sonlandırıldığını ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları istemiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava konusu taleplerden davalı Bakanlığın bir sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki davacının işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığını, bu nedenle tazminat talep hakkı doğmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise, ne kadar süre ile çalıştığı konularında toplanmaktadır.
Mahkemece karara esas alınan hesap bilirkişisi raporunda, davacının 15.09.1996-16.06.2010 tarihleri arasında okulların açık bulunduğu dönemlerde davalı Bakanlığa bağlı Yavuz Selim İlköğretim Okulu’nda çalıştığı kabul edilerek dava konusu işçilik alacakları hesaplanmıştır. Oysa, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret
ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Davacının davalıya ait işyerinde çalıştığına dair hiçbir yazılı belge bulunmadığı gibi, Sosyal Güvenlik Kurumuna da hiçbir hizmet bildirimi yapılmamıştır. Sadece soyut iki davacı tanığı beyanlarına dayanılarak davacının iddia ettiği sürelerde davalıya ait işyerinde çalıştığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesine dayanan bir ilişki bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi için davacıya Sosyal Güvenlik Kurumunun da davalı safhında yer alacağı hizmet tesbiti davası açması için önel verilmeli, hizmet tesbiti davası açıldığı takdirde sonucu beklenmeli, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.