YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3921
KARAR NO : 2012/4734
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2011/1074-2012/402
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi … tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Çekişmeli 139 ada 119 parsel sayılı taşınmaz, 09.02.1989 tarih 11 no’lu tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilmiş, davacı taraf tescil ilamı ile oluşan 13.8.1965 tarih 7 ila 43 numaralı tapu kayıtları ve 1 tahrir no’lu vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uymadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de tarafların dayanağı olan tapu kayıtlarının uygulaması ve zilyetlik araştırması hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları ve vergi kayıtları oluşum belgeleri ile birlikte tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmelidir. Davacı tapu kayıtlarının dayanağı olan Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.09.1956 tarih 1953/102 Esas, 1956/87 Karar sayılı tescil ilamı ve haritası celbedilmeli, tescil ilamında davalı tarafın maliki evvellerinin hasım olup olmadığı ve tescil ilamının taraflar açısından kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı araştırılmalıdır. Davacı taraftan 13.8.1965 tarih 7 ila 43 no’lu tapu kayıtlarından hangisine dayandığı sorulmalıdır. Mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ile teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında davacı dayanağı olan tescil ilamı ile oluşan tapu kayıtları ve haritaları ile var ise davalı taraf tapu kaydı kadastro paftası ile çakıştırılarak mahalline uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli; tapu kayıtlarının haritalarının zemine uygun olmaması ya da uygulanma kabiliyetinin bulunmaması halinde tapu kayıtlarının sınırlarına itibar edilmelidir. Bu amaçla tapu kayıtları ve vergi kaydının hudutları yerel bilirkişilere tek tek okunup, zeminde göstertilmesi sağlanmalı, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalıdır. Bu şekilde yapılacak uygulama sırasında taşınmazın, dayanılan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması halinde, vergi kaydı taşınmazı kapsıyor olsa bile, zilyetlikle birleşmedikçe vergi kaydının hukuken değer taşımayacağı göz önüne alınarak, yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, onanmış olduğu anlaşılmış olmakla davacılardan …’ın yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.01.2012 gün, 2011/1074 Esas, 2012/402 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.