Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/782 E. 2010/8237 K. 09.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/782
KARAR NO : 2010/8237
KARAR TARİHİ : 09.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar-davalılar …, … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davacılardan …’in 25.12.2005 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığını,d avalı Hastaneye getirildiğini, burada hastayı muayene eden davalı doktorların davacıya tıbbi işlem ve sonuçlarının normal olduğunu söylemeleri üzerine taburcu ettiklerini,ancak başka bir … kuruluşunda yapılan tetkiklerinde hayati tehlikesinin bulunduğunu, omurgalarında ve boynunuda kırık olması nedeniyle acilen ameliyata alındığını neticede tüm davalıların gerekli ilgi ve özen göstermemeleri ve başta yanlış teşhis koymaları nedeni ile zarara uğradığını ileri sürerek çektiği elem ve ıstırabın karşılığı davacı … için 30.000,00 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 5000,00 TL olmak üzere toplam 40.000 TL manevi tazminat ile 2000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir,
Mahkemece, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı anne ve babanın manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı … in manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve aleyhlerine hüküm kurulan davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
2010/782-8237
1-HUMK’nun 388/son maddesi geregince, mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir soz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenılen borc ve tanınan hakların, mümkunse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gosterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389 maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır.
Temyize konu davada, davacıların manevi tazminat talepleri ile ilgili hüküm kurulurken bir kısım davalılar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmıştır. HUMK 388 ve 389 maddeleri hükmü uyarınca hüküm fıkrasının şüphe ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde net ve açık bir şekilde yazılması gerekmektedir. Hal böyle olunca mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında bir kısım davalılar hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda dökümü yazılı 1.55 TL kalan harcın davacılardan alınmasına, 19.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.