Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/17152 E. 2013/16613 K. 05.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17152
KARAR NO : 2013/16613
KARAR TARİHİ : 05.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirkette CNC operatörü olarak çalıştığını, CNC grubunda 3 grup makine olduğunu, davacı dik işlem operatörü olup, dik işlem makinelerinin ise 5 çeşit olduğunu, alınan siparişlerin değişik makinelerde ve farklı yoğunluklarda çalışılmasını gerektirdiğinden, bazen ihtiyaç duyulan makinelerin operatörlerinin üretime yetişemezken, ihtiyaç duyulmayan bir makinenin operatörünün ise neredeyse boş oturduğunu, mümkün olduğunca esnek bir çalışma modeli oluşturulması ve operatörlerin bir makine yerine aynı gruptaki diğer makinelerin tamamını veya en azından bir kısmını da kullanabildiği bir sisteme geçilmesi yönünde işletmesel bir karar alındığını, üretimde çalışan 16 operatörün davacı dışındaki diğer 15’inin birden fazla makineyi kullanabildiğini, diğer CNC grubu operatörleri gibi davacının da birden fazla makineyi kullanabilmesine yönelik alınan kararın davacıya da 16/12/2009 günü üretim müdürü tarafından yazılı olarak bildirildiğini ve iki ay süreyle alacağı eğitim ve hedefler konusunda açıklama yapıldığını, davacının aynı gün yazılı olarak verdiği cevapta “diğer makinelerin eğitimini almaya sağlığının elvermediğini, yeni alınanların ücretleri ile ilgili haksız bulduğu adaletsizlik giderilmezse bu eğitimi almayacağını” belirttiği, yazıya eklediği bir notla da” ücretle ilgili adaletsizlik giderilirse diğer makinelerin yürütümüne yardımcı olacağını…, bu yaklaşımı uygun bulunmazsa gereğinin yapılmasını” talep ettiğini, kabul edilmesi mümkün olmayan böyle bir cevap karşısında davacıdan savunmasının istenildiğini ve yazılı savunmalarında da yine yazılı olarak birebir aynı cevapları verdiğini, davacının endüstri meslek lisesi torna tesviye bölümü mezunu olup, eğitim alması istenen makinaları da kullanabilecek temel eğitime sahip olduğunu, feshin gerekçeli, detaylı ve geçerli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işverence davacının çalışmakta olduğu tezgahla birlikte birkaç tezgahı idare etmesi kararı alınarak işyerinde bulunan diğer tezgahlarla ilgili gerekli oryantasyon eğitiminin verileceğinin davacıya yazılı olarak bildirildiği, davacının yazılı ve sözlü beyanlarında gerek sağlığının elvermemesi, gerekse işyerine alınmış diğer elemanlara takdir edilen ücretlerin adaletsiz olması ve kendisine takdir edilen ücretin uygun olmamasından dolayı kendi tezgahı hariç diğer tezgahları da müştereken yürütme işini yapmayacağını beyan ettiği, işyerinde davacı gibi çalışan CNC Operatörleri birden fazla tezgahta çalıştıkları, bilirkişi raporuna göre davacının işveren tarafından görevlendirilen tezgah veya tezgahlarda gerekli eğitimi gerekli zamanda verildikten sonra çalışmasının teknik ve işçi sağlığı açısından sakıncasının olmadığının bildirildiği,davacıdan çalışmakta olduğu tezgahın yanında birkaç tezgaha daha bakmasının istenmesinin iş şartlarında esaslı değişiklik olmayıp, işçinin sağlığı açısından da bir sorun teşkil etmediği, davacının hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar ettiği, buna göre de iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin temyizi üzerine ,verilen karar Dairemizin 06.04.2012 tarihli kararı ile, “ Somut olayda, davacının İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesince verilen sağlık raporu dikkate alınarak, teklif edilen işin davacıya uygun olup olmadığı araştırılarak, gerektiğinde işyerinde keşif yapılarak doktor bilirkişisininde içinde bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle bozulduğu,Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu,bozmaya uygun araştırmalar yapılarak, “bilirkişi heyetinin 11/04/2013 tarihli raporunda ayrıntılı ve gerekçeli olarak açıklandığı üzere, davacının 1 adet CNC tezgahta çalışması halinde yaşanabilecek komplikasyonların minimalize olabilecek iken aynı anda 2-3 CNC tezgahına bakmasının hastalığı nedeni ile özellikle ameliyat sonrası dönemde zor olacağı ve aşırı zorlanmaya neden olabileceği, boyun emniyetinin sağlanmasında problemlerle karşılaşma ihtimalini arttıracağı bu nedenlerle davalı işverenin davacının iş akdini 4857 sayılı iş yasasının 25/II-h maddesindeki düzenleme doğrultusunda “işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi” gerekçesi ile feshetmesinin doğru olmadığı işçinin sağlık sebepleri nedeniyle haklı olarak verilen görevleri yapamadığı, bu durumun işverene haklı ya da geçerli sebeple fesih hakkı vermeyeceği, işçinin sağlık durumuna uygun çalışması yönünde uygun pozisyon sağlanarak emir ve talimat verilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 08/09/2005-23/12/2009 tarihleri arasında CNC operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 23/12/2009 tarihli fesih bildirimi ile “davacının şirkette 08/09/2005 tarihinden itibaren CNC Dik İşlem Operatörü olarak çalıştığı, iş 4857 sayılı Kanun’un 25/2 maddesinin h alt bendi gereğince yapmakla ödevli olduğu görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği nedeniyle feshedildiği, işverence CNC grubunda 3 grup makine olduğu, dik işlem makinelerinin 5 çeşit olduğu, alınan siparişlerin değişik makinelerde ve farklı yoğunluklarda çalışılmasını gerektirdiğinden, bazen ihtiyaç duyulan makinelerin operatörlerinin üretime yetişemezken, ihtiyaç duyulmayan bir makinenin operatörünün ise neredeyse boş oturduğu, mümkün olduğunca esnek bir çalışma modeli oluşturulması ve operatörlerin bir makine yerine aynı gruptaki diğer makinelerin tamamını veya en azından bir kısmını da kullanabildiği bir sisteme geçilmesi yönünde işletmesel karar aldığı,davacının birden fazla makineyi kullanabilmesine yönelik alınan kararın davacıya 16/12/2009 tarihinde yazılı olarak bildirildiği, iki ay süreyle alacağı eğitim ve hedefler konusunda açıklama yapıldığı,davacının, aynı gün yazılı olarak verdiği cevapta “diğer makinelerin eğitimini almaya sağlığının elvermediğini, yeni alınanların ücretleri ile ilgili haksız bulduğu adaletsizlik giderilmezse bu eğitimi almayacağını” belirterek, yazıya eklediği bir notla da” ücretle ilgili adaletsizlik giderilirse diğer makinelerin yürütümüne yardımcı olacağını…, bu yaklaşımı uygun bulunmazsa işyerinde başka pozisyonlarda çalışabileceğini beyan ettiği, davacının endüstri meslek lisesi torna tesviye bölümü mezunu olduğu, davacının ağır ve tehlikeli işlerde çalışabileceğinin işyeri hekimince yapılan periyodik muayenelerde tesbit edildiği, İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesince verilen 19.02.2010 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda, davacının opere servikal HNP+Füzyon hastalığı sebebiyle %8 oranında tüm vucudunun fonksiyon kaybına uğradığının belirtildiği, 11/04/2013 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 1 adet CNC tezgahta çalışması halinde yaşanabilecek komplikasyonların minimalize olabilecek iken aynı anda 2-3 CNC tezgahına bakmasının hastalığı nedeni ile özellikle ameliyat sonrası dönemde zor olacağı ve aşırı zorlanmaya neden olabileceği, boyun emniyetinin sağlanmasında problemlerle karşılaşma ihtimalini arttıracağı, hususunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, işverenin davacıyı aldığı işletmesel karar gereği eğitime tabi tutmak istediği dikkate alındığında, işverenin işçilerini eğitime tabi tutmak istemesinin yönetim hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ortadadır. Davacının iş ile ilgili eğitimi aldıktan sonra, iş şartlarında bir değişiklik olması halinde iş akdini kendisinin feshedebileceği imkanı varken, işverence henüz iş şartlarında bir değişiklik yapılmadan, verilecek eğitimi almayı kabul etmemesinin geçerli nedenle fesih nedenini oluşturacağı düşünülmeden, davanın reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.