YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17039
KARAR NO : 2013/17536
KARAR TARİHİ : 12.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli bir sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun onsekiz ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davalı işletmede İzmir Bölge Müdürü olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesinin, şirketin başka bir şirketle birleşecek olması sebebi ile bazı pozisyonlar ile ilgili istihdam fazlalığı meydana geldiği, çalışmakta olduğu İzmir Bölgesinde de bölge müdürü pozisyonu ile ilgili olarak istihdam fazlalığı meydana geldiğinden Malatya Bölge Müdürülüğüne atandığının 20.02.2011 tarihli yazı ile bildirildiği, yapılan atamayı kabul etmediğini ihtarname ile yazılı olarak bildirmesi sebebi ile şirket içinde değerlendirilebileceği başka bir pozisyon da bulunmadığı gerekçeleriyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin Recordati şirketi ile birleşme aşamasında olduğu, birleşme neticesinde yeniden yapılanmaya gidildiği, İzmir Bölgesinde altı bölge müdürü olup, olması gereken bölge müdürü sayısının üç olduğu, bir bölge müdürüne Antalya Bölge müdürlüğünün teklif edildiği, bu kişinin teklifi kabul ettiği, davacıya ve Volkan Gül isimli bölge müdürüne ise açık olan Malatya Bölge Müdürlüğünün teklif edildiği, davacının ve Volkan Gül’ün önce sözlü olarak görevi kabul ettikleri, ardından kabul edemeyeceklerini yazılı olarak bildirdikleri, bunun üzerine her ikisinin de iş sözleşmesinin feshedildiği, açık kalan Malatya Bölge Müdürlüğüne bir tıbbi mümessilin terfi ettirildiği, aynı zamanda birçok bölge müdürünün yerinin değiştiği dosya kapsamı ile sabittir. Davalı şirketin bir başka şirket ile birleşme sürecinde olması nedeniyle şirkette istihdam fazlasının meydana geldiği, bu sebeple de davacıya iş sözleşmesi feshedilmeden önce Malatya Bölge Müdürü pozisyonunun teklif edildiği ve davalı şirketin bu teklifinde samimi olduğu, bu şekilde davalının feshin son çare ilkesine uygun davrandığı anlaşılmakla; işverence yapılan fesih geçerli sebebe dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Hüküm : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 230,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre1.320,00 -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.