Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/7075 E. 2012/1928 K. 20.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7075
KARAR NO : 2012/1928
KARAR TARİHİ : 20.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/09/1994-01/06/1996 tarihleri arasında hizmet süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/09/1994 – 30/09/2006 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, davalı işyerinde 01/09/1994 – 30/09/2006 tarihleri arasında (11/07/2002 – 30/08/2002 arası 57 gün hariç) çalışmasının sabit olduğu, davalı işverence davalı Kurum’a 01/06/1996 ve 29/08/2002 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, buna göre davacının 01/09/1994 – 01/06/1996 ve 30/05/2001 – 11/07/2002 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kurum’ a bildirilmediği, mahkeme kararında ve dayanağı bilirkişi raporunda sadece 01/09/1994 – 01/06/1996 tarih aralığının tartışıldığı, buna göre sadece bu dönem için hüküm kurulduğu, 30/05/2001 – 11/07/2002 tarih aralığının tartışılmadığı bununla ilgili hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının hizmet tespitine yönelik talebinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” hükmünü içermektedir. Madde hükmünden yazılı hak düşürücü sürenin, yönetmelikte belirtilen belgeleri işveren tarafından Kuruma verilmeyen sigortalıları kapsamakta olduğu, işe giriş bildirgesi verilmiş sigortalılar yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece işin esasına girip deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay HGK’nun 03/03/2004 tarih 2004/21-139 Esas-117 Karar ve 05.02.2003 tarih 2003/10-7 Esas-53 Karar sayılı ilamları da bu yönlere işaret etmektedir.
Gerçekten de davacı adına düzenlenmiş 01/06/1996 ve 29/08/2002 tarihli işe giriş bildirgelerinin verilmesi, davacının 01/06/1996 – 30/05/2001 ve 29/08/2002 – 30/09/2006 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirilmesi nedeniyle davacının çalıştığını iddia ettiği 01/09/1994 – 01/06/1996 ve 30/05/2001 – 11/07/2002 tarih aralığındaki çalışmaları 01/06/1996 ve 29/08/2002 tarihli bildirimler nedeniyle hakdüşürücü süreye uğramayacaktır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; davacının 30/05/2001 – 11/07/2002 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hatalı olmuştur.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.