YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5522
KARAR NO : 2012/7636
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 128 ada 18 parsel sayılı 363.11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … mirasçıları …, … ve … adına verasette iştirak şeklinde tespit edilmiştir. Davacı … yasal süresi içinde taşınmazın murisi … oğlu …’dan intikal ettiği ve mirasçılar arasında taksim edilmediği iddiası ile dava açmıştır. Yargılama sırasında … taşınmazın murisi …’dan mirasçılarına intikal ettiği iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının reddine, müdahil davacının davasının kabulü ile; çekişme konusu 128 ada 18 sayılı parselin veraset ilamına göre … oğlu … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … vekili ile davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; taşınmazın 1/2 payı önceki malik … mirasçıları … ve … arasındaki paylaşma sonucu …’ya ve 1/2 payı ise … isimli şahıslara ait iken, …’nın kendilerine ait hisselerini 35-40 yıl önce…’e sattıkları, İbrahim’in ölümü ile de eşi … ve oğlu…’in kaldığı,….’in payını senet ile oğlu …’e devrettiği gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. … terekesine göre 3.şahıs olan …’dan satın alınan yerin paya mı yoksa zeminde belli bir bölüme mi ilişkin olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır. Öte yandan, taşınmazın geri kalan bölümü yönünden ise tarafların ortak murisi 1332 tarihinde ölen …’dan geldiği ve mirasçılarından … ve … tarafından taksim edildiği haber verilmiştir. Murisin ölüm tarihi itibarı ile terekesi müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olsa bile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun …. gün … Esas, … sayılı kararında da belirtildiği üzere mirasçılık ilişkisi devam ettiği müddetçe ister iştirak halinde ister müşterek mülkiyet şeklinde intikal etsin mirasçılar arasında zilyetlikle iktisap mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda taksimin kanıtlanması gerekir. Taksimi ispat külfeti ise bu olguya dayanan tarafa ait bulunmaktadır. …’ın diğer mirasçılarının bu taksime katılıp katılmadıkları veya katılmamakla beraber, sonradan icazet verip vermedikleri hususu da araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için taksime dayanan müdahil davacı tarafa iddiasını ispat için tanık bildirme hakkı verilmeli, taşınmaz başında yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan … ve …’nun davalı tarafa satışının paya mı, yoksa taşınmazın zemindeki belli bir bölümüne mi ilişkin olduğu, taşınmazın geri kalan payı veya bölümünün … mirasçıları arasında tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediği ya da … ve … arasında taksim yapılmış ise diğer mirasçıların bu taksime icazet verip vermedikleri, taşınmazın taksimde kime kaldığı, kimin ne zamandan beri ne şekilde kullandığı, diğer mirasçıların haklarını nereden aldıkları hususlarında maddi olayla dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, satıcılar …’nun taşınmazdaki 1/2 payın maliki olduklarının anlaşılması halinde bu payın nereden geldiği araştırılmalı; pay değil de zeminde belli bir bölümün İbrahim eşi … Sertkaya’ya satıldığının anlaşılması halinde ise bu bölüm fen bilirkişi tarafından krokide gösterilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte tartışılıp, değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; …’nın 1963 yılında ölümü ile mirasçı olarak eşi … ile evlatları …’ın kaldığı anlaşıldığı halde, mahkemece taşınmazın 1/2 payının İbrahim mirasçıları olarak sadece eşi … ve oğlu …’in kaldığının kabulü de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.