YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25626
KARAR NO : 2013/16118
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, genel tatil, fazla mesai ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 20.02.2008 tarihinde Sağlık Tarım Tur. ve Optik San. Tic. A.Ş tarafından işletilen işyerinde işe başladığını 21.01.2009 tarihinde çalıştığı işyerinin davalı şirket tarafından devraldığını 04.09.2011 tarihinde evlendiğini, evlilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanılmadığını, sadece son aya ilişkin ücretin ödenmediğini, işyeri devri olmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun ancak 21.01.2009 tarihinden sonraki dönem için olabileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini evlilik nedeniyle feshettiği gerekçesiyle kıdem tazminatına hak kazandığı, işyeri devri olduğundan davalı şirketin davacının tüm çalışma süresinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşyeri devri sebebiyle işçilik alacaklarından davalıların sorumluluklarının kapsamı bakımından taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu olduğu 4857 sayılı Kanun’un 3. fıkrasında açıklanmış ve devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 4857 sayılı Kanun’un 120. maddesi uyarınca yürürlüğe devam eden 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/2. maddesinde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından sözkonusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son işverene ait olmakla devreden işverenin bu işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Devralan işveren ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinden tek başına sorumludur.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumludur.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Dosya içeriğine göre davacının 20.02.2008-12.01.2009 tarihleri arasında Sağlık Tarım Tur. ve Optik San. Tic. A.Ş tarafından işletilen işyerinde; 12.01.2009- 30.11.2011 tarihleri arasında ise davalı şirkete ait işyerinde çalıştığı, her iki işyerinin aynı adreste ve aynı sektörde faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı; davalı şirketin işyerini 12.01.2009 tarihinde devraldığını, işyerini devralan şirket olarak davalı şirketin tüm çalışma döneminden sorumlu iddia etmiştir.
Mahkemece davalı şirketin işyerini devraldığı kabul edilerek davacının tüm çalışma süresi için hesaplanan alacaklardan davalı şirketin sorumluluğuna hükmedilmiş ise de işyeri devri olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmamıştır. Bu itibarla öncelikle davacının 20.02.2008 – 12.01.2009 tarihleri arasında çalışmış olduğu Sağlık Tarım Tur. ve Optik San. Tic. A. Ş. ile davalı şirket arasındaki bağlantı araştırılarak işyeri devri olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07 .2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.