Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/14404 E. 2013/16586 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14404
KARAR NO : 2013/16586
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; davacının 02/08/2010 tarihinde davalı şirkete denetçi yardımcısı olarak işe girdiğini, davacı ile birlikte bir grup işçinin işine 27/01/2012 tarihinde son verildiğini, davacıya baskı ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-f maddesine işten ayrıldığına ilişkin yazı imzalatıldığını, davacı ile birlikte bir kısım işçilerin aynı tarihte istifasının alındığını, davacı ve arkadaşlarının yerine başka işçi alınması için davalı şirketin ilanlar verdiğini ileri sürerek davacının işe iadesi ile boşta geçen dört aylık ücret ve işe alınmaması durumunda işe almama tazminatı ödenmesini iddia ve talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının çalışma şartlarının uygulanmamasını gerekçe göstererek istifa ettiğini, istifanın haklı olduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı talep ettiklerini, baskı yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacı niteliğindeki bir işçinin istifanın sonuçlarını kavrayacak nitelikte olduğunu davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, istifa dilekçelerinin kıdem tazminatlarının ödenmesi karşılığında davalı işverenlikçe yazdırıldığı ve imzalatıldığı iddialarına da değer verilmek suretiyle geçerli bir istifa olmadığı, istifa dilekçesinin davacının özgür ve hür iradesinin sonucu bulunmadığı iş sözleşmesinin davalı işverenlikçe sona erdirildiği, iş sözleşmesinin geçerli sebeplerle feshedildiğinin davalı işverenlikçe ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işverene ait işyerinde denetçi yardımcısı olarak çalıştığı, davacının işyerine verdiği 27.01.2012 tarihli dilekçesinde, çalıştığı görevinden çalışma şartlarının uygulanmaması sebebiyle 4857 sayılı Kanun’un 24/II-f maddesi uyarınca iş sözleşmesini feshettiğini beyan ederek, kıdem tazminatı ve diğer haklarının ödenmesini istediği, bu yazı üzerine davalı işverenin belli meblağda kıdem tazminatı ödemesi yaptığı ve iş sözleşmesinin sona erdirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının 27.01.2012 tarihli imzası inkar edilmeyen dilekçe ile iş sözleşmesini feshettiği, kıdem tazminatı ve diğer haklarının ödenmesini istediği, davacının denetçi yardımcısı unvanı ile istihdam edilen üniversite mezunu nitelikli bir eleman olduğu ve imzaladığı belgenin mahiyetini ve doğuracağı hukuksal sonuçlarını tayin ve takdir edebilecek durumda bulunduğu, dosya içeriğine göre, davacı tarafından verilen bu dilekçeyi geçersiz kılacak bir olgu mevcut olmadığı gibi kıdem tazminatının ödenmesi konusunda anlaşma oluştuğu, bu durumda iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinin kabul edilmesi gerektiği, ikalenin baskı altında, iradesinin sakatlanarak imzalatıldığını davacının iddia ve ispat etmediği anlaşılmış olup, sözleşmenin ikale ile sona ermesi sebebiyle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 184,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.