YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8507
KARAR NO : 2012/4683
KARAR TARİHİ : 29.05.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 25 parsel sayılı 1343,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı …, tarafından davalı … aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 109 ada 25 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davavcı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davalı dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davalı … idari yoldan oluşan 17.8.1984 tarih 62 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Davalı dayanağı tapu kaydının haritası dosya içinde bulunmasına rağmen kenar uzunluklarından da yararlanılması suretiyle kapsamı yöntemince belirlenmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Bu nedenle, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın malik hanesinin açık olduğu, 3402 sayılı kadastro kanununun 30. maddesi uyarınca re’sen malik araştırması yapılması gerektiği hususu gözetilmek suretiyle, mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında davalı tarafın dayandığı tapu kaydı ve haritası, kenar uzunluklarından da yararlanılmak suretiyle uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Davalı dayanağı tapu kaydının haritasının uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise tapu kaydının hudutlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsaması durumunda teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmelidir. Davalı dayanağı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsaması durumunda tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar, taşınmazın kayıt kapsamı dışında kalması halinde ise tespit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenebilmesi için çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.