YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8509
KARAR NO : 2012/4055
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında toprak tevzii komisyonu çalışmaları sonucu Hazine adına tapu kaydı oluştuğu ancak tablendikatifte şahsa verildiği açıklanarak 114 ada 227, 228, 230 parsel sayılı 2113.31, 5618.82, 4286.41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar satın alma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeni ile; 125 ada 110 parsel sayılı 9964.79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeni ile, 130 ada 405, 406, 136 ada 107, 117, 118 parsel sayılı 4326.76, 5532.99, 4005.29, 3899.34, 4464.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak, paylaşma ve hibe nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … , kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının miras bırakanı adına 42 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca belirtilen taşınmazın bulunmadığı ve bu komisyon belgelerinin aksinin ispatlanamadığı kabul edilmek sureti ile yazılı biçimde hüküm kurulmuştur. Ne var ki davacı, çekişmeli taşınmazlarda babası …’nin 1/4 payı olduğu, bu payın da kendisine miras olarak kaldığı, 50 yıldır zilyetliğinin bulunduğu iddiasına dayanmış; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ile tespit bilirkişileri, taşınmazların davacının miras bırakanı …’in babası …’ye ait olduğunu, O’ndan da çocukları …, …, … ve …’e kaldığını beyan etmişler, mahkemece 02.12.2006 tarihli duruşma sırasında isimleri bildirilen davacı tanıklarının beyanlarının alınması konusunda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar da verilmemiştir. Hal böyle olunca, toplanan deliller, çekişmeli taşınmazların öncesinin kimden kaldığı, tarafların ortak miras bırakanı Memiş Köse’den kalmış ise adı geçen miras bırakanın malvarlığının taksim edilip edilmediği konusunda hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahkemece, muris …’nin mirasçıları belirlenmeli, mahallinde taşınmazların bulunduğu yerleri iyi bilen, elverdiğince yaşlı tarafsız yerel bilirkişiler, davacının 02.12.2006 tarihli duruşma sırasında bildirmiş olduğu tanıkları …, … , … ve … ile, tespit bilirkişisinin de katılımı yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazların hangi tarihten beri, kim tarafından ve ne suretle kullanıldıkları, kullanımın kimden kime geçtiği, taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı Memiş Köse’den kalıyor olması halinde adı geçenin terekesine dahil olan taşınmazların tüm mirasçıları ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile usulüne uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşma yapılmış ise kimlerin adına tespit edildikleri, kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, akibetlerinin ne olduğu, taşınmaz almayan mirasçısı varsa miras hissesine karşılık ne aldığı, çekişmeli taşınmazların başka bir surette davalı tarafa geçip geçmediği gibi hususlar tek tek, maddi olaylara dayalı olarak mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarından sorulup saptanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, gerektiğinde beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.