YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9736
KARAR NO : 2013/17211
KARAR TARİHİ : 11.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin müvekkili işverence geçerli sebeple feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna itibarla feshinin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde işveren bir iş sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak açıklanmıştır.
İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir. İşverenler arasında işyeri devrinin bulunduğu durumlarda iş sözleşmesinin feshinden söz edilemeyeceği için, işçinin feshe bağlı haklardan yararlanması mümkün olmaz. İşe iade talebinin gündeme gelebilmesi için de işverence gerçekleştirilen bir fesih işlemi bulunmalıdır.
Dosya içeriğine göre; davalı şirkete ait işyerinde restoratör olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesinin, şirketçe katkı yapılmakta olan İzmir’in doğal yerleri ile ilgili restorasyon çalışmalarının 13.01.2012 tarihinde sona erdiği, şirket nezdindeki çalışması münhasıran restorasyon çalışmasına bağlı olduğundan ve şirketin bu alandaki çalışmaları sona erdirildiğinden şirket nezdinde istihdam olanağı kalmadığı, ancak ekli protokol gereği 16.09.1997 tarih ve 1997/10273 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden oluşturulan İzmir ili Foça İlçesi Phokaia Antik Kenti Kazı çalışmalarında görev almak istemesi halinde Kazı Başkanlığına başvuru yapmasının yapılan protokol gereğince mümkün olduğu belirtilerek feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ana sözleşmesinin şirketin maksat ve mevzu başlıklı 3. maddesinde, “beton elemanları üretmek, lüzumu halinde daha verimli çalışabilmesi için her türlü araç ve gereçleri sağlamak üzere üretim yapmak, alım satım, bakım, tamir ve ikmal işlerini daha ucuz ve kaliteli olarak sağlaması gerekli üniteleri kurmak olduğu, bu amaçla hazır beton üretimi ve dağıtımı, hazır beton elemanları üretimi, sıcak soğuk asfalt üretimini yapmak, bu konuda ihalelere katılmak, tesisler kurmak” şeklinde faaliyet alanları sıralanmıştır. Davalı taraf, işyerinde yapılan Sayıştay incelemesi sonucunda kazı işlemlerinin şirketin ana sözleşmesinde bulunmadığının tespit edildiğini ve faaliyete son verilmesi üzerine davacının istihdam olanağı kalmadığını savunmaktadır. Ancak mevcut durum itibari ile dava sırasında tamamlanan bir Sayıştay raporu bulunmadığı davalının da kabulündedir. Dinlenen davacı tanıkları, davacı ve birkaç kişinin Belediye Kazı Başkanlığında işe başladığını ifade etmişlerdir. Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadan sonuca gidilmiştir. Davacının hangi tarihte Kazı Başkanlığında işe başladığı, davacı gibi davalı şirketten ayrıldıktan sonra Kazı Başkanlığında işe başlayanlar olup olmadığı belirlenmeli, işe giriş belgeleri celp edilmeli davalı ile Belediye arasında işyeri devri ilişkisi bulunup bulunmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.