Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/9551 E. 2013/16909 K. 08.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9551
KARAR NO : 2013/16909
KARAR TARİHİ : 08.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı davalı vekili temyiz etmiş ise de davacı vekili 05.06.2013 havale tarihli dilekçesi ile tarafların 28.05.2013 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi ile anlaştıklarını belirterek davalının temyiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sulh 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmemiştir; ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 313. maddesinde mahkeme içi sulh düzenlenmiş ve görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacı ile mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tanımlanmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin mahkeme dışı sulh sözleşmesinin yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 314. maddesi gereği sulh hüküm kesinleşinceye kadar herzaman yapılabilir. 315. maddesinde ise sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir, düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, davacı taraf temyiz aşamasında davalı ile anlaştıklarını belirterek sulh sözleşmesi sunmuştur. Hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun mahkemece değerlendirilip sunulan sulh sözleşmesine karşı davalı vekilinden sorularak oluşacak sonuca göre dosyanın karara bağlanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
Davalının temyiz talebinın bozma sebebine göre bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.