YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11652
KARAR NO : 2013/10976
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili; … Köyü 892 (53) nolu kök kadastro parselinin, davalı … Belediyesinin 38 nolu imar düzenleme bölgesinde yaptığı imar uygulaması kapsamında kaldığını ve daha sonra da davalı … Belediyesi tarafından imar uygulamasına tabi tutularak çok sayıda imar parselinin oluşturulduğunu; anılan imar uygulamalarından önce Hazine adına kayıtlı 892 sayılı kadastral parselin kadastro sınırları içerisine … Köyü 4835 ada 1 sayılı imar parselinin tescil edildiğini, ancak Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptalle sonuçlandığını ileri sürerek; tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davada yasal zorunluluk nedeni ile taraf sıfatı kalmayan davalı … Belediyesi Başkanlığı hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacının diğer davalılar hakkındaki imar öncesi duruma dönülmesi ve terditli olarak açtığı tazminat davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası, mümkün olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkin olup, mahkemece, Seyhan Belediyesi tarafından yapılan 38 nolu imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edilmediği ve halen geçerliliğini koruduğu, anılan imar düzenlemesi ile ilgili idari yargıda dava açılarak işlem iptal ettirilmedikçe eldeki davanın dinlenme olanağından söz edilemeyeceği belirlenerek işin esası bakımından yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğuna göre, hüküm altına alınması gereken vekalet ücretinin maktu olması gerekirken nispi olarak tayin ve takdiri doğru değildir. Ancak, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6. bendindeki “Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş bulunduklarından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı Hazinenin harçtan muaf olması nedeniyle taşınmazın keşif esnasında belirlenen imar parsel arsa değeri üzerinden hesaplanan 25.007,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak vekili
bulunan davalılara verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı … ile dahili davalı … ve davalı … kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.100 TL maktu vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak davalı …, dahili davalı … ve davalı …’e verilmesine” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.