Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5000 E. 2012/24499 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5000
KARAR NO : 2012/24499
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR :1-Sosyal Güvenlik Kurumu Vek. Av. …

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerlerinde 15/03/2003-01/04/2004 ve 28/02/2005-11/04/2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … Bakır tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının temyizine gelince; davacı, 15.10.2003-01.04.2004 tarihleri arasında davalı …’in evinde temizlik ve yemek işlerini yaptığını, 28.02.2005-11.04.2005 tarihleri arasında ise davalı …’in sahibi olduğu davalı şirkette temizlik ve yemek işinde çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı … yanında çalışmasına ilişkin 15.10.2003-01.04.2004 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebinin reddine, davalı şirkette 01.03.2005-10.04.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi
yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına 30.03.2004 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının hizmet cetvelinden 01.04.2004-28.02.2005 ve 11.04.2005-21.04.2007 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının eksiksiz olarak davalı Kuruma bildirildiği anlaşılmış, ancak davacının davalı …’in ikametinde sürekli olarak yemek ve temizlik işlerinde çalışması halinde aralarında hizmet ilişkisinin oluşacağı hususu dikkate alınmadan davacının bu talebi yönünden hiç bir araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak …, çalışmanın geçtiği iddia edilen evin niteliği, sürekli olarak çalışmaya uygun olup olmadığı, evde başka işlerde çalışan kimselerin bulunup bulunmadığı hususlarını araştırmak, evde çalışan kimselerin ve davalının ikametine komşu olan işyerlerinde ihtilaflı dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahiplerini gerekirse muhtarlık marifetiyle araştırıp tespit ederek davacının çalışmasının niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının davalının ikametindeki çalışmasının sürekli olması halinde aralarında hizmet akdinin oluşacağı hususunu dikkate alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan … Makina San Ve Tic Ltd. Şti.’ne yükletilmesine 25/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.