Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4260 E. 2012/6317 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4260
KARAR NO : 2012/6317
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında Çeşmeli Kasabası 31 ada 206 parsel sayılı 3006 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmak suretiyle tespit ve tescil edilmiş, taşınmaz ve üzerindeki bahçenin … kızı …’ün kullanımında olduğu beyanlar hanesinde şerh edilmiştir. Davacı … oğlu …, taşınmazın kullanıcısının kendisi olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı “taşınmaz ve üzerindeki bahçe …kızı …’ün kullanımındadır” şeklindeki şerhin iptali ile beyanlar hanesi “taşınmaz ve üzerindeki bahçe …oğlu …’in kullanımındadır” ibaresinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların murisine ait olduğu, murisin ölümünden sonra davacının kullanmaya başladığı, üzerindeki ağaçları da davacının diktiği, taşınmaz ve muhdesatın kullanıcısının davacı olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın, tarafların murisinden kaldığı dosya kapsamı ile sabittir. Ancak murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği hususu araştırılmamış, tereke taksim edilmemişse, mirasçı olan davacının kullanımının tereke adına olduğunun kabulü gerektiği üzerinde durulmamıştır. O halde mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için paylaşıma dayanan tarafa, paylaşımın varlığını, tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akibetlerini kanıtlaması için imkan tanınmalı, bildireceği deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.9.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.