Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/3362 E. 2012/6256 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3362
KARAR NO : 2012/6256
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında kalan … ada 46 parsel sayılı 50.72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve “parsel içindeki zeytin ağaçlarının …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, adına zilyetlik şerhi verilen 118 ada 45 sayılı parselin bir bölümünün 118 ada 46 sayılı parsel içerisinde tespit edildiği iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişme konusu … ada 46 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 295.10 metrekarelik bölümünün davalı … ‘ın kullanımında olduğuna dair yapılan tespitin iptaline ve bu bölümün davacı …’ın kullanımında bulunduğunun tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak dava, 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir. 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasa’ya eklenen EK 4/1. madde gereğince “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edileceği öngörülmüştür. Somut olayda ise taşınmazın sadece (A) bölümü yönünden beyanlar hanesine şerh verildiği (B) bölümü yönünden karar verilmediği gibi beyanlar hanesine şerh verilmesi ile yetinilmesi gerekirken (A) bölümün şahıs adına tespit ve tescili şeklinde mülkiyete ve karışıklığa yol açacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Diğer taraftan, açılan dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tespiti kesinleşmemiş, tespit tutanağı mahkemeye gönderilmiştir. 3402 sayılı Yasa’nın 1.
maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasa’nın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi vardır. Başka bir deyişle, uyuşmazlığın esası hakkında karar verirken, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermesi gerekmektedir. Somut olayda mahkemece taşınmazın kimin adına tescil edildiğine dair tescil hükmü kurmayarak sicilin açık bırakılması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı maddesinin son bendinde geçen “tespit ve tesciline” sözcükleri hüküm fıkrasından çıkarılarak “kullanımında bulunduğunun” sözcüklerinden sonra gelmek üzere “beyanlar hanesine şerh verilmesine, taşınmazın (B) bölümünde tutanağın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin aynen bırakılmasına, çekişme konusu 118 ada 46 sayılı parselin tespit gibi Hazine adına tesciline” sözcüklerinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.