Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/2981 E. 2012/4454 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2981
KARAR NO : 2012/4454
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sonucu 107 ada 211 parsel sayılı 9 hektar 5851,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, tapu kaydına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Kadastro Mahkemesinde 107 ada 211 sayılı parsele yönelik açılan davanın reddine ilişkin 2006/79 Esas, 2006/11 Karar numaralı kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği kabul edilmek suretiyle tarafları, konusu, dava sebep ve delilleri aynı olan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uymadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmaya yeterli değildir. Dosya kapsamına alınan Kadastro Mahkemesi’nin 2006/79 Esas sayılı dosyasında davacı …., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 107 ada 203 sayılı parselin bir bölümünün adına tescili için dava açmıştır. Davacı … ise, 08.05.2006 tarihli dava dilekçesi ile 01.05.1984 tarih 1, 3 ve 5 no lu tapu kayıtlarına dayanarak 107 ada 203 ve 115 ada 64 sayılı parseller hakkında dava açmış, 115 ada 64 sayılı parsel yönünden ayırma kararı verilerek 107 ada 203 sayılı parsele yönelik davaya 2006/93 Esas numarası üzerinden devam edilmiştir. 20.02.2007 tarihinde ise 2006/93 Esas sayılı davanın 2006/79 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2006/79 Esas sayılı dava üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Buna göre davacı …, Kadastro Mahkemesi’nin 2006/79 Esas sayılı dava dosyasındaki dava dilekçesi ile 107 ada 203 sayılı parseli dava etmiş, mahkemece yapılan keşifte davacının gösterdiği yerin, 107 ada 211 parselde kaldığının anlaşıldığı keşif tutanağına yazılmış; keşif sonucu ibraz edilen fen bilirkişisi …’ın 08.07.2009 tarihli rapor ve krokisinde davacının gösterdiği yerin 107 ada 129 sayılı parselde kaldığı belirtildiği halde mahkemece 107 ada 211 sayılı parsel hakkında hüküm kurularak davacının, 107 ada 211 sayılı parsele yönelik davasının reddine karar verilmiş ve hüküm 09.04.2010 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açılan incelemeye konu bu dosyada ise davacı 01.05.1984 tarih 1, 3 ve 5 no’lu tapu kayıtlarına dayanarak 107 ada 211 sayılı parsele yönelik tapu iptali ve tescili davası açmıştır. Mahkemece Kadastro Mahkemesinde ve Sulh Hukuk Mahkemesinde davaya konu olan taşınmazın aynı olup olmadığı kesin olarak belirlenmeden karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için davaya konu taşınmaz üzerinde keşif yapılmalı, davacının Kadastro Mahkemesinde davaya konu ettiği yer ile işbu davaya konu taşınmaz bölümünün aynı yer olup olmadığı refakate alınacak uzman fen bilirkişileri aracılığı ile Kadastro Mahkemesi’nin 2006/79 Esas sayılı dava dosyasındaki fen bilirkişisi raporu ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davacının temyiz nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.