Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8572 E. 2010/17348 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8572
KARAR NO : 2010/17348
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı …’den 10 nolu parseldeki hissesini 25.3.1995 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, satış bedeli 30.000 doları ödeyerek zilyedliğini devir aldığını, tapu devrinin verileceğine güvenerek üzerine bina yapıp ağaç diktiğini, ancak imar uygulaması ile davalının tapuyu kendi üzerine aldığını ve tapu devrine yanaşmadığını ileri sürerek, ödediği satış bedeli ile taşınmaz üzerine yaptırdığı iyileştirmelerin bedelinin belirlenerek yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki bedelin teminat olmak üzere yüksek tutulduğunu ve imar uygulaması ile devir imkanı kalmadığından tapusunun verilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, satış bedeli 30.000 doların davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı, haricen satın aldığı tapulu taşınmazın tapu devrinin verilmemesi nedeni ile ödediği satış bedeli ile birlikte ferağının verileceği zannıyla yaptığı faydalı ve zaruri giderlerin ödetilmesini eldeki dava ile talep etmiştir. Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (MK.705, BK.213, Tapu
2010/8572-17348
K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.
Mahkemece ödenen satış bedelinin iadesine karar verilmiş ancak, taşınmazın geri verilmesi istenmedikçe yararlı ve zorunlu giderlerden dolayı bağımsız olarak talepte bulunulamayacağı gerekçesi ile, yapıldığı ileri sürülen imalat giderlerinin reddine karar verilmiştir. Ancak davacının ileri sürüş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında harici sözleşme bulunduğuna ve davacının talep ettiği satış bedelinin iadesine karar verildiğine göre, taraflar karşılıklı iade ile yükümlü olduklarından, taşınmazın zilyedliğinin de davalıya iadesine karar verilmesi zorunludur. Ayrıca, davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen zaruri ve faydalı giderler, taşınmaz maliki nezdinde sebepsiz zenginleşme oluşturacağından, mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, davacı tarafından yaptırıldığı öne sürülen faydalı ve zaruri giderler uzman bilirkişi vasıtasıyla tesbit ettirilerek, yapılış tarihleri itibariyle değerleri belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.