YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14647
KARAR NO : 2010/5867
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara 25 yıl öncesinde borç verdiğini karşılığında, 531 nolu parselin tapusunu vermeyi taahhüt ettiklerini, açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedildiğini, tapunun verileceğine güvenerek taşınmazı imar edip, ev ve bahçe yaptığını, kuyu açtığını, aleyhine açılan men’i müdahale davası ile tahiyesine karar verildiğini ileri sürerek, yaptığı iyileştirmeler bedeli toplam 47.310 TL.nin yasal faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile tapu verileceğine ilişkin bir anlaşma yapılmadığını , davacının haksız olarak işgal ettiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılar aleyhine açtığı 2001/19 esasta görülen dava ile davalıların maliki olduğu taşınmaza muvafakatları ile yaptığı ev , ağaç vs.nin taşınmazın değerinden fazla olduğundan, belirlenecek bedel karşılığında adına tescilini talip ettiği ve mahkemece davacının iyiniyetli olduğunu isbatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ve Yargıtay incelemesinden geçerek 24.11.2004 tarihinde kesinleştiği, yine davalılar tarafından davacı aleyhine açılan men’i müdahale davasının da kabul edilerek davacının tahliyesine karar verilip 2.2.2007 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece dava tarihi itibariyle davacı tarafından yapılan muhdesatlar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı tarafından açılan ve Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen tapu iptali ve tescil davasında davacının iyiniyetli olmadığı hususu da kesinleşmiştir. Hal böyle olunca, davacı 763 sayılı Medeni Kanunun 649/2 ve 655 . maddeleri (yeni Mk. madde 995) gereğince yaptığı muhdesat ve diktiği ağaçların asgari levazım bedelini isteyebilir. Gerek öğreti gerekse sapma göstermeyen uygulama ile asgari levazım değerinin, yapı eklenti ve dikilenlerinin yapımında kullanılan tüm malzemenin işçilik ve yapımcı kârı gibi unsurlar gözetilmeksizin piyasadaki değerlerinden, yapım yılı ve yılarına göre yıpranma düşüldükten sonra elde edilecek miktar şeklinde hesaplanacağı da benimsenmiş bulunmaktadır. Mahkemece, davacının kötüniyetli zilyet olduğu gözardı edilerek iyiniyetli zilyedin talep edebileceği tazminat miktarına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.