Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11460 E. 2013/11128 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11460
KARAR NO : 2013/11128
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında …Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 99 parsel sayılı 7.004,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 118 ada 99 sayılı parsel ile dere yatağı olarak tescil harici bırakılan bölüme dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince “taşınmazın babasından kaldığını iddia eden davacının taşınmazın kendisine intikal şeklini açıklayarak ispat etmesi, aksi halde taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğunun anlaşılması halinde davacı tereke adına dava açamayacağından dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi” gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 118 ada 99 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün (tapu kaydının) iptali ile davacı adına tesciline, tescil harici alanda kalan ve fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın davacının babasına ait iken ölümü ile yapılan taksim sonucu davacıya intikal ettiği, davacının kullanımında olduğu kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının davacı taraf lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yeterli değildir. Dava; çekişmeli taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı ve davacı taraf yararına tespit öncesinde 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ile çözüme kavuşturulacak nitelikteki tapu iptali ve tescil davasıdır. Hal böyle olunca; Ceyhan Nehrinin kıyısında bulunan çekişmeli taşınmazın nehir yatağı olup olmadığı ile halen su altında olduğu anlaşılan taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü önem arzetmektedir. Mahkemece; bozma ilamına uyularak karar verildiği halde bozma gerekleri yerine getirilmemiş, yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının soyut anlatımları ile yetinilerek karar verilmiş, çekişmeli taşınmazın dere yatağı niteliğinde olup olmadığı ve bu nedenle zilyetlik ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi yönünden jeolog bilirkişinin görüşüne başvurulmamış, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları hava fotoğrafları ve fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ile denetlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, uzman jeolog, Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyelerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi, jeodozi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisi refakate alınarak mahallinde yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın kısmen ya da tamamen dere yatağından elde edilip edilmediği, taşınmazın sınırında halen aktif dere yatağı bulunup bulunmadığı buna göre taşınmazın tamamı üzerinde davacı tarafın kadastro tespitine kadar en az 20 yıl süre ile zilyetliği olup olmadığı, halen su altında olan taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü belirlenmeli, bilirkişilerden önceki raporların irdelenmesi, varsa çelişkilerin giderilmesi istenmelidir. Taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri hava fotoğrafları ve Fotoplan, Fotometrik ve Fotogrametrik paftalar aracılığı ile denetlenmeli, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.