Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11388 E. 2013/10981 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11388
KARAR NO : 2013/10981
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili; …. Köyü 1102 (130) nolu kök kadastro parselinin, davalı … Belediyesinin 37 nolu düzenleme bölgesinde yaptığı imar uygulaması kapsamında kaldığını ve daha sonra da davalı … Belediyesi tarafından imar düzenlemesine tabi tutularak çok sayıda imar parselinin oluşturulduğunu; anılan imar uygulamalarından önce Hazine adına kayıtlı 1102 sayılı kök parselin kadastro sınırları içerisine de şuyulandırmalar sonucunda park alanı ile Kabasakal Köyü 5501 ada 7 sayılı imar parselinin meydana getirildiğini, ancak gerek Seyhan Belediyesince yapılan 37 nolu imar düzenlemesinin ve gerekse aynı bölgede Adana Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiklerini, böylece imar parseli sicilinin yolsuz tescil niteliğine dönüştüğünü ileri sürerek; 1102 sayılı kök parsele geri dönüşümü teminen tapu iptali ve Hazine adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı Hazinenin … aleyhine açtığı davanın yasal zorunluluk nedeniyle taraf sıfatı kalmayan … hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacı Hazinenin diğer tüm davalılar yönünden, açtığı davasının kabulü ile Adana İli Çukurova İlçesi ….. Köyü 1102 (130) kök parsel de bilirkişilerin 11.11.2009 tarihli raporlarında belirtilen 4015 m2 yüzölçümlü taşınmazın imar öncesi kadastral hak durumuna dönülerek kadastro parsel sayılı 1102 (130) ihyasına şeklinde karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı … vekili, davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın öncesinde tespit dışı alandan ihdasen Hazine adına tescil edilip, davalı … Belediyesince başka bir çok parselle birlikte 37 nolu düzenleme bölgesinde imar uygulamasına tabi tutulduğu, bu şuyulandırma işleminin idari yargı yerinde iptal edilmesi üzerine bilahare davalı … Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemesinin de idari yargı yerinde iptal edildiği, çekişmeli taşınmazın yargılama sırasında yeni kurulan Çukurova Belediyesi sınırları içinde kalması üzerine anılan Belediyenin de davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemece; sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemlerin idari yargı yerinde iptal edilerek kayıtların dayanaksız hale geldiği ve böylece sicil kaydının yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davalı … Belediyesi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar yönünden eski hale ihya isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural alarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişme konusu ihdas parselinin miktarı 4015 metrekare olup, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi rapor ve krokisinde, imar uygulamaları sonucu oluşan 5501 ada 7 sayılı imar parseli ile park alanında kalan kısımları toplamının bu miktardan fazla olduğu gözetilmeksizin ve bu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi; kabule göre de, kararın uygulanabilmesi için, son imar düzenlemesi ile oluşan sicil kaydının iptaline ve ayrıca ihya edilen parselin Hazine adına tesciline karar verilmemiş olması; başka bir ifadeyle, dava konusu 5501 ada 7 sayılı imar parselinin, 1102 sayılı ihdas parselinin kapsamı içerisinde kalan kısmının tapusunun iptaline, bu bölüm ile birlikte park alanında kalan kısım da açıkça yazılmak suretiyle ihdas parselinin ihyasına ve Hazine adına tesciline hükmedilmesi gerekirken, sadece ihdas parselinin ihyasına karar verilmekle yetinilmesi de isabetli değildir. Öte yandan; davanın açılmasına davalı … Belediyesi ile Seyhan Belediyesi’nin yapmış oldukları işlemlerin sebep olduğu, çekişme konusu bölümün yargılama sırasında yeni kurulan Çukurova Belediyesi sınırları içerisine dahil edilerek Seyhan Belediyesi ile ilgisinin kalmadığı, ancak anılan Belediyenin yapmış olduğu işlemlerden halefıyet ilkesi gereği Çukurova Belediyesi’nin sorumlu olduğu, bu durumda yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı … ile Çukurova Belediye Başkanlığının sorumlu tutulmuş olması doğru ise de; taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğundan hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile davacı yararına takdir edilecek avukatlık ücretinin maktu olması gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.