YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11174
KARAR NO : 2013/17359
KARAR TARİHİ : 12.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, işe iade kararının kesinleşmesinden sonra kanuni süresi içinde işe başlama talebinde bulunduğunu, başvurusunun kabul edildiğini, iş başı yapmak üzere iş yerine gittiğinde görevi için başka bir kişinin istihdam edildiğini öğrendiğini, zorunlu olarak üç gün izinli olduğunun söylendiğini, işyerinde varolan bilgi belgelerin tekrar istendiğini, bu nedenle davetin samimi olmadığını ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işe başvurusunda samimi olmadığını, işe başlamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın, işe başlatmama tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacaklarının talep edildiği takibe vaki itirazın iptali davası olduğu, yasal dayanağını İcra İflas Kanunu’nun 67 ve devamı maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin oluşturduğu, işe iadesine karar verilen davacının süresinde işverene başvurarak işe başlama talebinde bulunduğu, işverence işe davet edildiği ve başlatıldığı bu arada havaalanı işyeri olması sebebiyle zorunlu olarak bir kısım bilgi ve belgelerin sunulmasının talep edildiği ancak davacının bu belgeleri tamamlayıp işe dönmediği ve başka bir işyerinde çalışmaya devam ettiği, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebi ile işverence ikinci kez sonlandırıldığı, açıklanan bu duruma göre işçinin işe başvurusunda samimi olmadığı, feshin geçerli hale geldiği, davacının işe iade kararlarının sonuçlarından yararlanmasına hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve buna bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret, ihbar ve kıdem tazminatı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur.
4857 sayılı Kanun’unda işçinin şahsen başvurması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. İşçi, işe başlatılma konusundaki iradesini bizzat işverene iletebileceği gibi, vekili ya da üyesi olduğu sendika aracılığı ile de ulaştırabilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen görüşü bu yöndedir (Yargıtay HGK, 17.6.2009 gün ve 2009/9-232E, 2009/278K.).
İşveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödenmelidir.
İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Kanun’un 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır.
Somut olayda, kesinleşen işe iade kararının davacıya tebliğinden itibaren, davacının işe başlamak için işverene on günlük kanuni süresi içinde başvurup başvurmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.