YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23204
KARAR NO : 2013/17117
KARAR TARİHİ : 11.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, sefer primi ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, sefer primi, genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili tarafından işten çıkarılmadığını, iddialarının asılsız olduğunu, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, belirtilen alacakların mevcut olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının işçinin istifa ederek ayrıldığı savunmasının yerinde olmadığı, davacının kullanmakta olduğu aracın 05.11.2010 tarihinde düzenlenen zimmet teslim tutanağı ile alındığı, bu durumun davalının feshi anlamına geldiği değerlendirilerek ihbar ve kıdem tazminatı hüküm altına alınmış, diğer alacaklar da delil durumuna göre ve bilirkişi raporuna dayanılarak kısmen kabul edilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İş sözleşmesinin hangi tarafça feshedildiği ve feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. Davacı vekili, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, başka bir açıklamada bulunmamıştır. Davalı savunması ise işçinin istifa ederek ayrıldığı yönündedir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, işverence daha önce % 35 olarak uygulanan sefer primi alacaklarından akaryakıt kesintisi miktarının % 32 olarak uygulanmaya başlandığını, davacının sürekli olarak şirkete mazot bedeli ödemek zorunda kaldığını, bu duruma itiraz edince işverence işten çıkartıldığını beyan etmiştir. Davalı tanıklarından birisi, davacının kat ettiği güzergaha göre gereğinden fazla mazot tüketimi yapmış ise maaşından bu miktarın kesildiğini, ödenmiş olan harcırahın da yurt dışından döndükten sonra muhasebeleştirildiğini; diğer davalı tanığı ise, işçinin mazeretsiz olarak işe gelmemeye başladığını, ardından ihtarname keşide ettiğini, beklenmesine rağmen işe başlamayınca resmi çıkışının yapıldığını söylemiştir. Davacı tarafından ayrıca sefer primi alacaklarından işverence yukarıda belirtilen oran düşürülmesi yüzünden 2.100 euro kesinti yapıldığı iddia edilmiştir. Bu iddiaya karşılık davalı vekili, yapılan ölçüme ve gidilen mesafeye göre harcanabilecek yakıt miktarının şoförlere verilen elektronik kartlarla verildiğini, yük taşıyacak olan araca verilen yakıtın genel olarak şoförün ücret gibi isteyebileceği bir hak olmadığını, şoförlerden akaryakıt oran miktarının kesilmediğini, davacının böyle bir sorun yaşamadığını, davalının araca az yakıt verilmesi gibi bir duruma izin veremeyeceğini, bu durumda aracın sefere gidemeyeceğini, davalının edimini yerine getiremeyip cezai şart ödemek durumunda kalacağını, böyle bir uygulama olsa dahi davacının itiraz etmemekle durumu kabul etmiş sayılacağını savunmuştur. Bir davalı tanığı ise, gereğinden fazla mazot tüketimi yapılması halinde maaştan kesildiğini ifade etmiştir. Dosya arasında 2009 Aralık-2010 Aralık dönemine ilişkin imzasız bordrolar mevcuttur. Bordrolara göre onüç aylık dönem içinde davacıdan icra takibi borç kesintisi adıyla kesintiler tahakkuk ettiği görülmektedir. Bu miktarların sefer primi alacağı kesintisi ya da ücret alacağı kesintisi olarak değerlendirilmesi noktasında açıklık bulunmamaktadır. Mahkemece öncelikle taraflardan sorularak bu kesintilerin hangi nedene dayandığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Ardından işyerinin faaliyet konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, işyerinde uzun yol şoförü işçilerin kullanımındaki araçlar için yakıtın ne şekilde sağlandığı, davacının iddia ettiği sefer primi kesintilerinin hangi tarihten bu yana gerçekleştirildiği ve dava dilekçesinde belirtilen kesinti miktarının hangi süre içinde oluşabileceği tespit ettirilmelidir. Bu hususların belirlenmesinden sonra tüm deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak, iş sözleşmesinin hangi tarafça ne şekilde feshedildiği ve haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususunda bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.7.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.